MESMERIZING in Turkish translation

['mezməraiziŋ]
['mezməraiziŋ]
büyüleyici
fascinating
charming
enchanting
glamorous
captivating
ravishing
amazing
magical
dazzling
mesmerizing

Examples of using Mesmerizing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Its beauty mesmerizing.
Güzelliği büyüleyicidir.
But why is it this extraordinary mesmerizing blue-green color?
Ama neden bu olağanüstü göz-alıcı mavi-yeşil renkte?
Is the binary star couple. Perhaps the most mesmerizing of all things.
Belki de her şeyin arasında en büyüleyicisi çift yıldız ikilisidir.
Is the binary star phenomenon. And perhaps the most mesmerizing of all systems.
Belki de her şeyin arasında en büyüleyicisi çift yıldız ikilisidir.
It's mesmerizing to be in a place like that.
Öyle bir yerde olmak büyüleyiciydi.
Quite troubled… apparently, but mesmerizing on-stage.
Çok zorluk geçirdi ama sahnede büyüleyiciydi.
Quite troubled, apparently, but mesmerizing onstage. Kate Fox.
Kate Fox. Çok zorluk geçirdi ama sahnede büyüleyiciydi.
But mesmerizing onstage. Kate Fox-- quite troubled.
Kate Fox. Çok zorluk geçirdi ama sahnede büyüleyiciydi.
So internalized, There were moments where the music was so mesmerizing.
Müziğin öyle anları vardı ki, çok büyüleyiciydi.
Your beauty, mesmerizing.
Güzelliğin büyülüyor.
Thank you, Miss Willowdean Dickson, Oh. Oh. for that mesmerizing magic act.
Bu büyüleyici sihirbazlık gösterisi için… teşekkürler, Bayan Willowdean Dickson. Oh. Oh.
Oh. for that mesmerizing magic act. Oh. Thank you,
Bu büyüleyici sihirbazlık gösterisi için… teşekkürler,
Listen, these minarets made of marble…""Are nothing in comparison to your mesmerizing beauty.
Dinle, mermerden yapılmış bu minareler senin büyüleyici güzelliğinle karşılaştırılınca bir hiç.
Listen, any beauty in this world…""Is nothing in comparison to your mesmerizing beauty.
Dinle, bu dünyadaki herhangi bir güzellik senin büyüleyici güzelliğinle karşılaştırınca bir hiç.
The violent forces beneath Have deeply altered the face of africa here, But they have also shaped a land of mesmerizing beauty.
Derinliklerdeki şiddetli güçler burada Afrikanın çehresini kökünden değiştirmiş ama bir o kadar da büyüleyici güzellikte bir dünya ortaya çıkarmışlar.
It was about five minutes to eight when, taking the patient's hand, I begged him to state as distinctly as he could to Dr. I whether he was entirely willing that I should make the experiment of mesmerizing him in his then condition.
Hastanın elini tutup, içinde bulunduğu durumda deneyin bir parçası olarak onu hipnoz etmeme rızası olduğuna dair, Doktor Lye fikrini olabildiğince açıkça ifade etmesini istirham ettiğimde saat sekize beş vardı.
I think that mesmerizes me a little, that it's so reciprocal.
Sanırım bu biraz büyülüyor beni, bu kadar karşılıklı olması.
Even in this moment, your beauty mesmerizes me.
Güzelliğin beni büyülüyor. Şu anda bile.
That's how Guaraní women mesmerized the Spaniards.
Guaraní kadınları İspanyolları böyle büyülüyor.
And he would just be mesmerized.
Resmen büyülenip kalırdı.
Results: 49, Time: 0.0599

Top dictionary queries

English - Turkish