NAILS in Turkish translation

[neilz]
[neilz]
çivi
nail
spike
pins
tack
stud
cuneiform
tırnakları
nail
fingernail
quote
toenail
toe
quotation
cuticle
claw
hoof
nails
manikür
manicure
nails
manis
mani-pedi
manicurist
mochachinos
mıhlarla
oje
nail polish
nail paint
nailpolish
tırnaklar mı
çivileri
nail
spike
pins
tack
stud
cuneiform
çiviler
nail
spike
pins
tack
stud
cuneiform
tırnaklarını
nail
fingernail
quote
toenail
toe
quotation
cuticle
claw
hoof
tırnak
nail
fingernail
quote
toenail
toe
quotation
cuticle
claw
hoof
tırnakların
nail
fingernail
quote
toenail
toe
quotation
cuticle
claw
hoof
çivilerin
nail
spike
pins
tack
stud
cuneiform

Examples of using Nails in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She's getting her nails done on Kalakaua Avenue.
Kızın Kalakaua Avenueda manikür yaptırıyor.
And We bore him on that which was made of planks and nails.
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Louise, honey, let me teach you.- You're digging your nails in!
Tırnaklarını soktun! Louise, tatlım, ben öğreteyim sana!
First tell our prince, knives are not used to cut nails Mahadeva.
Bıçakların tırnak kesmek için kullanılmadığını söyleyin, Lordum. Önce hayran olduğunuz torununuza Mahadeva.
You gotta nail it shut! The hammer and nails by the door.
Çivilemelisiniz.- Çekiçle çiviler kapının yanında.
We can eat brownie batter and do each other's nails.
Sonra da kek yer, birbirimize manikür yaparız.
And We carried Nooh upon a ship of wooden planks and nails.
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Your hair and nails are evidence that you wished to make a favourable impression.
Saçın ve tırnakların olumlu bir izlenim bırakmak istediğinin kanıtı.
We do the hair, we lose the nails and the contouring.
Tırnaklarını ve konturlarını kaybediyoruz. Saçını yapıyoruz.
The water in the pipes was like nails on a chalkboard.
Sorun yok. Borulardaki su tahtadaki tırnak gibiydi.
Yeah. Then, see the windows, they have got the nails.
Evet. Sonra pencerelerde çiviler var.
do each other's nails. s?
kek yer, birbirimize manikür yaparız?
And We carried him on a craft of planks and nails.
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
You said the nails will keep it closed.
Çivilerin kapalı tutacağını söylemiştin.
I mean. you have nails to file. Vogues to read.
Senin törpülenecek tırnakların, okunacak moda dergilerin var.
They cook and cut their nails. It seems to me that.
Bana öyle geliyor ki… Yemek yapıp, tırnaklarını kesiyorlardır.
Look. The only sign of injuries is on the base of the nails. Here.
Bak. Tek yaralanma bulgusu, tırnak diplerinde. Burada.
Then, see the windows, they have got the nails. Yeah.
Evet. Sonra pencerelerde çiviler var.
Or get your nails done.
Ya da manikür yaptırmaya.
It also gets rust off nails and hinges.
Aynı zamanda çivilerin ve menteşelerin pasını alıyor.
Results: 1384, Time: 0.0776

Top dictionary queries

English - Turkish