NANCE in Turkish translation

Examples of using Nance in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I vividly remember telling you that about what did not happen between us. you needed to be honest with your wife Nance.
Ben de sana aramızda olmayanlarla ilgili karına net bir biçimde… dürüst olman gerektiğini söylediğimi hatırlıyorum. Nance, yapma.
You needed to be honest with your wife about what did not happen between us. I vividly remember telling you that Nance.
Ben de sana aramızda olmayanlarla ilgili karına net bir biçimde… dürüst olman gerektiğini söylediğimi hatırlıyorum. Nance, yapma.
And magically turned up with a broken hip. Gannon's body was stolen from the crematorium After Dr. Nance conducted the official autopsy.
Dr. Nancenin resmi otopsisinden sonra Gannonın cesedi krematoryumdan çalındı… ve sonra sihirli bir şekilde kırık bir kalçayla ortaya çıktı.
Gannon's body was stolen from the crematorium After Dr. Nance conducted the official autopsy,
Dr. Nancenin resmi otopsisinden sonra Gannonın cesedi krematoryumdan çalındı… ve sonra sihirli bir
by Henry Jenner and Robert Morton Nance in 1904.
Robert Morton Nanceın 1904te Kernevekçeyle ilgilenmeleriyle başladı.
If Zangara's chair isn't wobbly, Roosevelt never takes office and we swear in his running mate, John Nance Garner, a man whose political ideology was the basis for his opposition to a package of legislation that would be called The New Deal and we don't survive the Great Depression.
Zangaranın sandalyesi dengesiz olmasaydı Roosevelt yönetime gelemeyecekti ve biz, ana politik ideolojisi'' Yeni Antlaşma'' adlı yasa değişikliğine karşı durmak olan ve Rooseveltın takım arkadaşı olan John Nance Garnera yemin edecektik ve Ekonomik Bunalımı atlatamayacaktık.
Nance.
Nance.
Thanks, Nance.
Sağ ol, Nance.
Nance, hey.
Nance, merhaba.
Sorry, Nance.
Özür dilerim Nance.
Nance left me.
Nance beni terketti.
Nance, probie.
Nance. Çaylak.
Hey, nance.
Merhaba, Nance.
Thanks, Nance.
Teşekkürler, Nance.
Vice Principal Nance?
Müdür yardımcısı Nance?
Good job, Nance.
İyi iş Nance.
Come on, Nance.
Hadi Nance.
Sorry, Nance.
Kusura bakma, Nance.
Barbara Nance, Hialeah.
Barbara Nance. Hialeahda oturuyormuş.
She understood, Nance.
Anladı, Nance.
Results: 383, Time: 0.0522

Top dictionary queries

English - Turkish