NASSIM in Turkish translation

Examples of using Nassim in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nassim is a friend.
Nassim, arkadaşım olur.
Nassim is disappointed with Tokyo.
Nassim, Tokyo ile ilgili hayal kırıklığı yaşıyor.
Nassim, come help your brother.
Nassim, gel kardeşine yardım et.
For Nassim, do not worry.
Nassim için endişelenme.
Nassim asked me to call you.
Nassim, sizi aramamı istedi.
Nassim, he's your brother!
Nassim, kardeşin o senin!
Mrs. Nassim lost her credit cards.
Bayan Nassim kredi kartını kaybetmiş.
Nassim, talk to the neighbors.
Nassim, sen komşularla konuş.
Nassim, did you find it?
Neden olmuş, buldun mu Nassim?
This is the hat of Nassim.
O Nassimin şapkası!
Antifragile,' by Nassim Nicholas Taleb.
Antikırılganlık, Nassim Nicholas Taleb tarafından yazılan bir kitaptır.
Nassim, I told you nude.
Nassim,… ben ten rengi demiştim.
Nassim can't see you in Tokyo.
Nassim, sizi Tokyo da göremeyecek.
When did White Ghost disappear? Nassim!
Beyaz Hayalet ne zaman ortadan kayboldu? Nassim!
Nassim! When did White Ghost disappear?
Beyaz Hayalet ne zaman ortadan kayboldu? Nassim!
We found a body. Yes, Nassim?
Bir ceset bulduk. Efendim Nassim?
Nassim has decoded the Osirian symbol in three dimensions.
Nassim bu Osiris sembolünü üç boyutlu olarak çözdü.
Nassim, I'm going to quit this life.
Nassim, ben bu işleri bırakmaya karar verdim.
He also engaged Nassim Shamama as Receiver-General of Finances.
Ayrıca Yahudi cemaatinin lideri olan Nassim Shamamayı Finansın Genel Sekreteri olarak görevlendirdi.
Show me the log of Sissbach's movements. Nassim!
Bana Sissbachın hareket kayıtlarını göster. Nassim!
Results: 77, Time: 0.0263

Top dictionary queries

English - Turkish