ORGANISMS in Turkish translation

['ɔːgənizəmz]
['ɔːgənizəmz]
organizmalar
organism
canlılar
alive
live
vivid
lively
creature
vibrant
life
a living
viable
organizma
organism
canlıların
alive
live
vivid
lively
creature
vibrant
life
a living
viable
canlıları
alive
live
vivid
lively
creature
vibrant
life
a living
viable
canlılarla
alive
live
vivid
lively
creature
vibrant
life
a living
viable

Examples of using Organisms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So you're saying that Rocha was killed by one of these organisms?
Yani Üsteğmen Rochanın bu organizmalardan biri tarafından mı öldürüldüğünü düşünüyorsunuz?
Trying to demolish this ship. The workmen represent the organisms.
İşçiler organizmayı temsil ediyorlar gemiyi parçalamaya çalışıyorlar.
Is there any way that we can affect these organisms? All right.
Bu organizmalardan etkilenmemenin bir yolu var mı? Pekala.
Which are trying to demolish the ship. The workmen in my dreams represent the organisms.
İşçiler organizmayı temsil ediyorlar gemiyi parçalamaya çalışıyorlar.
Represent the organisms which are trying to demolish the ship. The workmen in my dreams.
İşçiler organizmayı temsil ediyorlar gemiyi parçalamaya çalışıyorlar.
His affectionate gestures reached out to even the smallest and weakest organisms.
En küçük ve en zayıf organizmalara bile kapsıyordu. Onun sevecen hareketleri.
They must produce an endorphin that poisons the organisms.
Organizmayı zehirleyen bir endorfin üretmeleri gerekir.
They were the first multi-celled organisms.
Bunlar, ilk çok hücreli organizmalardı.
Once we were single-celled organisms who could replicate whenever we wanted.
Bir zamanlar, istediğimiz zaman bölünebilen tek hücreli canlılardık.
This world is the sort of environment which grows organisms.
Diğer yandan bu dünya, organizmayı yetiştiren bir çevre.
very old organisms.
çok eski organizmalardır.
Evolutionary changes from replication slippage also occur in simpler organisms.
İkileşme kaymasından kaynaklanan evrimsel değişiklikler daha basit organizmalarda da meydana gelir.
It probably survived by eating deep sea organisms occupying a specific niche.
Özel bir çevreyi kaplayan derin deniz organizmalarını yiyerek hayatta kalmış olmalı.
obtained from plants or other photosynthetic organisms.
diğer fotosentetik organizmalardan elde edilebilir.
Deinococcus radiodurans is an extremophilic bacterium, one of the most radiation-resistant organisms known.
Deinococcus radiodurans, ekstremofilik bir bakteri olup radyasyona karşı bilinen en dayanıklı canlılardan biridir.
Many other bacteria are found as symbionts in humans and other organisms.
Pek çok başka bakteri, insan ve başka canlılarda simbiont olarak bulunurlar.
we're talking about microcellular organisms here.
burada mikro hücresel canlılardan konuşuyoruz.
With just about every fishing method, you're going to catch undersized organisms of the target species.
Hemen hemen her avlanma yönteminde hedef türlerin cılız organizmalarını yakalarsınız.
People are complicated organisms.
İnsanlar karmaşık organizmalardır.
On our last dive to"Titanic," we found some interesting organisms.
Titanik e son dalışımızda çok ilginç organizmalarla karşılaştık.
Results: 835, Time: 0.0421

Top dictionary queries

English - Turkish