PADS in Turkish translation

[pædz]
[pædz]
pedleri
pads
the paddles
ped
pad
tampon
balatalarını
yastıkların
pillow
cushion
pads
wynken
snoogles
pistler
track
runway
pad
rink
tarmac
circuit
floor
airfield
airstrip
thera
bloknot
pad
a carton of legal pads
a notepad
pedi
pad
rampalarını
ramp
pad
gantry
the off-ramp
dizlikler
kneepads
leg brace
pad
knee brace
dolgular
vatkaları

Examples of using Pads in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nice shoulder pads. Nice sparkles.
Pırıltılar güzelmiş.- Omuz yastıkların güzelmiş.
Buy this machine and make your pads.
Bu makineyi alıp ped yap.
And from their earnings pay the bank in installments. The women will sell the pads.
Bankaya taksitlerini öder. Kadınlar pedleri satar ve kazançlarıyla.
Seal launching pads and ventilation corridors.
Fırlatma rampalarını ve havalandırma koridorlarını kilitleyin.
Get the pads.
Pedi hazırlayın.
Oh, yeah. I buy brake pads off him.
Evet, ondan fren yastığı alıyorum.
Status please. All pads report in immediately!
Durum bildirin lütfen. Bütün pistler derhal rapor versin!
Out of 500 million women in India only 12% use pads.
Hindistandaki 500 milyon kadının sadece% 12si ped kullanıyor.
Thanks for the pads.
Dizlikler için teşekkürler.
Check your field pads, move on these coordinates.
Alan rampalarını kontrol et, bu koordinatlara ilerle.
Delivery boy at the supermarket told me you didn't buy lady pads this month.
Marketin dağıtım elemanı bu ay kadın pedi almadığını söyledi.
All I need is some brake pads.
Sadece fren yastığı gerek.
All pads report in immediately. Status please!
Durum bildirin lütfen. Bütün pistler derhal rapor versin!
Will, buddy, helmet and pads?
Kask ve dolgular. Ahbap. Will?
Thanks for the pads. What a loser.
Dizlikler için teşekkürler. Ne üzücü.
Maybe they make helmet pads.
Belki kask pedi yapıyorlardır.
Seal launching pads and ventilation corridors.
Havalandırma ve fırlatma rampalarını kapatın.
Slow down, shoulder pads!
Yavaşla omuz yastığı!
Pads, fake muscles, tons of useless buckles.
Dolgular, sahte kaslar, gereksiz tokalar.
It's businesswomen and their-- their power suits and their shoulder pads.
Sorun iş kadınları. Gösterişli takım elbiseleri ve omuz vatkaları.
Results: 227, Time: 0.0919

Top dictionary queries

English - Turkish