PARACHUTING in Turkish translation

['pærəʃuːtiŋ]
['pærəʃuːtiŋ]
paraşütle
parachute
chute
skydiving
para
paraşüt
parachute
chute
skydiving
para
paraşütü
parachute
chute
skydiving
para

Examples of using Parachuting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That like parachuting?
Paraşütle atlama gibi mi?
Parachuting into volcanoes, living with gorilla families.
Volkanlara paraşütle atlamak, goril aileleriyle yaşamak.
The war games, the parachuting.
Savaş oyunları, paraşütle atlama.
Parachuting from cliffs and tall buildings.
Tepelerden ve yüksek binalardan paraşütle atlıyor.
Parachuting without an instructor.
Yanımda eğitmen olmadan paraşütle atlamak.
This model implies a progressive increase in the effectiveness of the wings, starting with parachuting, then gliding
Bu model şunu gösteriyor kanatlardaki verimlilik kademeli olarak artacaktır, paraşütle başlayarak, sonra süzülerek gitme
And now I'm getting reports of secret airstrips hidden away in the alfalfa fields of Pomona. They're parachuting murderers into these hills!
Tepelere paraşütle katiller indiriyorlar… ve daha yeni Pomonadaki yonca tarlalarında… gizli bir havaalanı olduğunu rapor ettim!
Turkish, Greek and Italian parachuting teams held a joint exercise called"Aegean Sea of Peace Friendship Parachuting 2004" on 11 May.
Türk, Yunan ve İtalyan paraşüt takımları 11 Mayıs tarihinde'' Ege Barış Denizi Dostluk Paraşütçülüğü 2004'' adlı ortak bir tatbikat gerçekleştirdi.
Hidden away in the alfalfa fields of Pomona! and now I'm getting reports of secret airstrips… They're parachuting murderers into these hills.
Tepelere paraşütle katil yağıyor ve Pomonada yonca tarlalarında gizli bir uçak pisti olduğu ihbarı alıyorum.
on an airplane… and made it look like a parachuting accident.
çocuğun uçaktan atılmasını sağladı… ve bunu paraşüt kazası gibi gösterdi.
But we still won't be able to get to anything until the water recedes. Parachuting supplies might be an option.
İkmali paraşütle gönderebiliriz ama yine de su çekilene kadar bir şey alamayız.
On May 25, 2008, HiRISE imaged NASA's Mars Phoenix Lander parachuting down to Mars.
HiRISE, 25 Mayıs 2008 tarihinde Mars yüzeyinde paraşütle iniş yapmış Phoenixi görüntüledi.
Uh, radio chatter about an American agent the KGB caught parachuting into Russia?
Bir de telsiz mesajlarına göre, KGB Amerikalı bir ajanı Rusyaya paraşütle inerken yakalamış?
I woke up to find the pilot parachuting from the plane… just like I told everyone.
Uyandığımda, Herkese söylediğim gibi Pilotu, paraşütle atlarken gördüm,
The hero outruns a dozen Yakuza by riding his bike… off the roof and parachuting to the ground.
Kahramanımız bir düzine Yakuzayı motosikletiyle peşine takmıştır çatıdan atlar ve paraşütle yere iner.
Parachuting supplies might be an option, until the water recedes. but we still won't be able to get to anything.
Ama yine de su çekilene kadar bir şey alamayız. İkmali paraşütle gönderebiliriz.
go parachuting, help Romanian children, for instance.
git paraşütle atla, Roman çocuklara yardım et, mesela.
Little parachuting mishap… over the borders of Iran
Küçük bir paraşüt arızası… İran
Where a guy tried to propose to his girl- Yeah. by parachuting into her backyard, but he hit some power lines on the way down,- Simple is good, because last month I went on a call.
Basit iyidir çünkü geçen ay çağrıya gittiğimde adam kadınına… arka bahçesinde paraşütle evlenme teklif… etmeye çalışmış inerken… elektirik kablolarına takılmış.
Parachuting again today.
Bugün de paraşüt yapıyorlar.
Results: 1905, Time: 0.0423

Top dictionary queries

English - Turkish