PHEASANT in Turkish translation

['feznt]
['feznt]
sülün
pheasant
sülünü
pheasant
sülünler
pheasant
sülüne
pheasant

Examples of using Pheasant in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The pheasant in this part of the country is extraordinary.
Ülkenin bu bölgesinde sülünler çok lezzetli.
Well, maybe I can stir up some quail or pheasant with my patented bird calls.
Belki patentli seslenişimle birkaç bıldırcın ya da sülünü tahrik edebilirim.
And blood pheasant. tragopan.
Tragopan, ve kan sülünü.
Maybe I can stir up some quail or pheasant with my patented bird calls.
Belki patentli seslenişimle birkaç bıldırcın ya da sülünü tahrik edebilirim.
That's when I see a pheasant.
İşte o zaman görürüm sülünü.
I told you the pheasant would be good!
Sülünün iyi olacağını söylemiştim sana!
But the man will still be jailed for snaring pheasant.
Ama yine de sülünlere tuzak kurmaktan hapiste olacak.
Every hunter wants to know where the pheasant is.
Her avcı sülünün nerede olduğunu bilmek ister.
Yeah, infuse the pheasant.
Evet, sülünün içini doldur.
Remember to infuse the pheasant.
Sülünün içini doldurmayı unutma.
I have just three words for the pheasant samosa.
Bu sülünlü turta için söylenecek üç kelime var.
Nobody's had pheasant samosas.
Kimse sülünlü turta yemedi.
You scared away my pheasant.
Benim sülünümü korkutup kaçırdınız.
They have been laying down pheasant, so I just went and got a couple.
Sülünleri çıkarıyorlardı ben de gidip birkaç tane aldım.
Babika, bring the pheasant. A miracle!
Babika, sülünleri getir. Bir mucize!
Why did you catch that pheasant?
Bu sülünleri neden yakaladın?
I will take this piece of pheasant.
İznimi istiyorum. Sülünden bir parça alıp.
Sorry Saint-Aubin, I shouldn't have shot that pheasant.
Özür dilerim Saint-Aubin ama korkarım sizin sülününüzü vurdum.
Caught this morning. We have a pheasant.
Bu sabah avlanmış sülünümüz var.
You scared away our pheasant.
Sen bizim sülünümüzü kaçırdın.
Results: 251, Time: 0.034

Top dictionary queries

English - Turkish