PLAYFUL in Turkish translation

['pleifəl]
['pleifəl]
oynak
frisky
loose
playful
wobbly
jiggler
volatile
jiggy
fickle
dancing
coquettish
oyuncu
game
play
gaming
trick
vote
eğlenceli
fun
entertainment
amusement
recreational
joy
theme
leisure
rec
sport
diversion
şakacı
joke
prank
kid
gag
neşeli
joy
cheer
fun
funny
merriment
cheerful
mirth
merrier
happier
neþe
oyunbaz
playful
's a player
wanton
şen şakrak
bubbly
festive
vivacious
playful
oyuncudur
game
play
gaming
trick
vote
oyun
vote
ballots
voter
polling
oye

Examples of using Playful in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Perky, playful, and puns.
Arsız, oynak ve cinas.
Playful secrets.
Eğlenceli sırlar.
she becomes less playful.
daha az şakacı….
maybe you could do something more playful.
ama biraz daha oyuncu bir şey olabilir.
All without a clove is a playful buttered corn.
Tüm karanfil olmadan oynak tereyağlı mısır olduğunu.
I made that scene more cruel and playful….
Bu sahneyi daha acımasız ve neşeli yaptım….
Like all rich people they were as playful and merry as puppies.
Tüm zengin insanlar gibi onlar da köpek yavruları gibi eğlenceli ve neşeliydiler.
My playful friend beneath the sea.
Denizde ki oyun arkadaşı.
Its tone was aggressive but playful.
Bir de mesajın saldırgan ama şakacı bir tonu vardı.
It is friendly and kind, playful and smart.
Dost canlısı, cana yakın, oyuncu ve zeki.
Yeah, look, he's very playful.
Evet, bakın, o çok oyuncudur.
Living higher than any other parrots, these are possibly the world's most playful birds.
Diğer tüm papağanlardan daha yükseklerde yaşar, muhtemelen dünyanın oynak kuşlarıdırlar.
Few sea creatures are as playful.
Bazı deniz canlıları neşeli gibi.
No, you will see, they're playful.
Hayır göreceksin çok eğlenceli olacak.
And"Bold" in something youthful, Playful.
Ve'' Cesur'' genç işi… oyuncu.
She's so playful.
Çok oyuncudur.
We're playful paramours.
Biz, neşeli aşıklarız.
Such a pretty, playful warning to young men.
Genç erkeklere çok güzel, eğlenceli bir uyarı.
Strong as a bull elephant. Playful as a kitten.
Boğa fili kadar güçlü. Yavru kedi kadar oynak.
He's so playful!
Çok oyuncudur.
Results: 141, Time: 0.0806

Top dictionary queries

English - Turkish