PONG in Turkish translation

pong
go
tenisi
tennis
racquetball
pinponu
ping-pong
pongu
pong
tenisini
tennis
racquetball

Examples of using Pong in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
By the pong table. Doctor, get that child up here.
Doktor, bu çocuğu tenis masasına götürelim.
There's a pong in here!
Burada bir koku var!
We're playing beer pong.
Bira masa tenisi* oynuyoruz.
I don't play Pong anymore.
Ben artık masa tenisi oynamıyorum.
I can't play Pong.
Masa tenisi oynayamam.
Hey, you wanna play some pong?
Hey, biraz pon çalmak ister misin?
Could also become Pong.
Ponga da dönüşebilir.
Like I just beat you at beer pong.
Sanki bira oyununda seni yenmişim gibi.
I just got back from Beer Pong Coachella, and didn't have time to change.
Coachellada bira tenisi oynamaktan yeni döndüm ve üstümü değiştirecek vaktim olmadı.
These guys can pong.
Bu herifler beer pong oynayabiliyor.
A beer pong table?
Bira topu masası?
We need a fourth for beer pong.
Bira Topu için dördüncü kişi lazım.
Without resorting to beer pong?
Bira oyununa başvurmadan?
Did I lose at beer pong again? Oh, shit.
Bira oyununda yine mi kaybettim? Kahretsin.
We're letting a game of beer pong decide if Jack Morton lives or dies?
Bira topu oyununun Jack Mortonın yaşamına karar vermesine izin veriyoruz?
Oh, shit. Did I lose at beer pong again?
Bira oyununda yine mi kaybettim? Kahretsin?
Beer pong rules and regulations differ all over the world.
Bira pongun kuralları dünyanın her yerinde değişiklik gösterir.
Beer pong!
Bira masa tenisi!
Let's play beer pong!
Bira masa tenisi oyunu başlasın!
Kegs and beer pong for homecoming?
Okula Dönüş gecesinde fıçı biralar ve bira pinponu mu?
Results: 260, Time: 0.058

Top dictionary queries

English - Turkish