POSSUM in Turkish translation

['pɒsəm]
['pɒsəm]
sıçan
rat
possum
vermin
opossum
possum
possum
credit card
keseli faredir
ölü
dead
death
die
deceased
bir opossum
a possum
an opossum
opussumu
sıçanı
rat
possum
vermin
keseli sıçanı
sıçanın
rat
possum
vermin
sıçana
rat
possum
vermin
keseli sıçandır

Examples of using Possum in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What's your 20? Copy, possum.
Planın ne? Anlaşıldı, Ölü.
Even more awesome than when dad killed the possum?
Babanın sıçanı öldürdüğü zamankinden daha mı muhteşem?
Little Possum, black as sin.
Küçük Possum, günah gibi kir içinde.
Possum, porcupine, skunk,
Puppy Pendulum, Possum Pendulum.
Enik Sarkacı.'''' Opossum* Sarkacı.
How's he gonna find a possum?
Keseli sıçanı nerede bulacağını nasıl biliyor?
You gonna eat all that possum?
O sıçanı yiyecek misin?
Possum wants to come and play.
Possum gelip oynamak istiyor seninle.
Possum, porcupine, skunk, squirrel.
Keseli Sıçan. Kirpi. Sincap. Kokarca.
Consider the possum.
Keseli sıçanı düşünün.
Would you hold this possum?
Bu sıçanı tutar mısın?
Am I sure the possum we caught is fairway frank?
Yakaladığımız sıçanın Kaçak Frank olduğundan emin miyim?
Only Possum, black as soot.
Possum sadece, duman gibi kara.
Possum, porcupine, skunk, squirrel, raccoon… amphibian.
Kirpi. Kokarca. Keseli Sıçan. Rakun. Sincap.
Were you trying to bribe Possum?
Sıçana rüşvet mi veriyordun?
You got to get this possum out of my house!
Şu sıçanı evimden çıkarman gerek!
Well, we see a possum that we believe to be fairway frank.
Şey, gördüğümüz sıçanın Kaçak Frank olduğunu düşünüyoruz.
Cook that possum, like I said.
Söylediğim gibi keseli sıçanı pişir.
Possum, porcupine, skunk,
Keseli Sıçan. Kirpi.
There's no point in playing possum!
Possum oynamanın sana faydası yok!
Results: 258, Time: 0.0529

Top dictionary queries

English - Turkish