POULTRY in Turkish translation

['pəʊltri]
['pəʊltri]
tavuk
chicken
hen
poultry
kanatlı
wing
flank
winger
kanatlıları
wings
beetles
kümes hayvanı
kümes hayvanlarını
kümes hayvanlarından
tavukçuluk
chicken
hen
poultry

Examples of using Poultry in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Children need to know what kind of world this is that treats good Jews like poultry.
Çocuklar da dünyanın nasıl bir yer olduğunu bilsin Yahudilere tavuk muamelesi yapıldığını.
You ever get sick from poultry?
Kümes hayvanlarından dolayı hiç hasta oldun mu?
How much poultry a week?
Bir haftada ne kadar kümes hayvanı?
Not much. Used to be a meat and poultry slaughterhouse.
Fazla bir şey değil. Et ve tavuk mezbahasıydı.
Sometimes poultry, a bit of everything. Sometimes you find good cold meats.
Bazen dondurulmuş güzel et buluyorsun bazen tavuk, her şeyden birazcık.
In recent news, a health advisory was reported from Happy Poultry Farms.
Son dakika haberine göre sağlık danışmanı Mutlu Tavuk Çiftliğini rapor etti.
Goat was a deep bass, poultry more a squeaky treble.
Keçili olduğunda derinden bas bir ses gelirdi. Tavuk daha tiz bir ses verirdi.
Poultry is very high in cholesterol.
Kümes hayvanlarında çok fazla kolestrol vardır.
It needs poultry.
Kümes hayvanına ihtiyacı var.
Poultry is often butterflied.
Çoğunlukla tavukları avlarlar.
Thank you for saving this poultry from a terrible life at a factory farm.
Tavuğu fabrika çiftçiliğindeki korkunç hayattan kurtardığın için sağ ol.
Poultry science. They make rocket fuel outta chickens.
Tavuktan roket yakıtı üretiyorlar. Tavukçuluk bilimi.
Rusty's never had this reaction to poultry before.
Rusty daha önce kümes hayvanlarına hiç böyle tepki vermemişti.
Which had been used as a poultry germicide for years. He learned of chemicals called oxidizers.
Oksidanları öğrendi.'' Kümes hayvanlarında yıllardır mikrop öldürücü olarak kullanılan.
Rusty's never had that reaction to poultry.
Rusty daha önce kümes hayvanlarına hiç böyle tepki vermemişti.
Funny, he doesn't look like poultry.
Hoş, tavuğa pek benzemiyor.
Have you touched any raw poultry lately?
Son zamanlarda çiğ kümes hayvanına dokundun mu?
I have been in direct contact with questionable poultry.
Şüpheli kümes hayvanlarıyla direkt temas halindeydim.
Stop referring to me as poultry.
Bana kümes hayvanıymışım gibi davranmaktan vazgeç.
He learned of oxidisers, which had been used as a poultry germicide for years.
Kümes hayvanlarında yıllardır mikrop öldürücü olarak kullanılan…''''… oksidanları öğrendi.
Results: 179, Time: 0.0489

Top dictionary queries

English - Turkish