Examples of using Tavuk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, ben tavuk alacağım.
Ben sert bir adamım, sert adamlar fırında tavuk pişirirler.
Tavuk, buraya?
Bu tavuk gerçekten güzel.
Tavuk kıyafetleri olmasın bu sefer, tamam mı?
Bu tavuk tiçamasala, efendim.
Tavuk güzel miydi?
Tavuk kemiği.
Tavuk musun?
Şimdi tavuk kim?
Tavuk hikayesini de sen yaydın!
Walt Boggisin tavuk çiftliği var.
Neden tavuk kapımın önünde?
Yumurta üzerindeki tavuk gibidir, yumurta da sensin.
Tavuk, o bütün gece ağladı.
Hiç yumurtlayan tavuk görmedin mi?
Bizi tavuk sürüsü gibi kovalayabileceğini sanıyor.
Tavuk şeklinde.
Tavuk kıvamında.
Ve bacakları tavuk bacaklarına benzer.