PRION in Turkish translation

prion
deli dana
mad cow
prion
crazy heifer
BSE

Examples of using Prion in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm gonna need you to explain that prion thing to a whole bunch of city officials.
insanlara içmeyi kesmelerini söylemeliyim. ve seninde prion şeyini şehir yetkililerine açıklaman gerekiyor.
human flesh to weaken them in times of conflict or battle, while the women and children were more apt to eat the bodies of the deceased, including the brain, where the prion particles were particularly concentrated.
çocuklara erkeklerden 9 kat daha hakimdi- Fore kabilesi erkeklerinin insan eti yemesinin savaş sırasında onları güçsüzleştirdiğini düşündükleri için çocuk ve kadınların prion parçalarının daha yoğun olduğu beyin de dahil ölenlerin bedenlerini yemeye daha eğilimli olmasından dolayıdır.
Okay. Thanks. For prions.
Tamam. Prion için. Teşekkürler.
Thanks. For prions. Okay.
Tamam. Prion için. Teşekkürler.
Something called prions.
Prion denen bir şey.
Prions… they're neither bacterial nor viral.
Prions… ne virüs ne de bakteri olan preteindir.
The test for Prions is a brain biopsy.
Prion hastalığını test etmek için beyin biyopsisi yapmak gerekir.
Prions are highly resistant to chemical sterilization.
Ramireziler kimyasal maddelere karşı son derece duyarlıdırlar.
But these particular prions are unknown.
Ama bilinmeyen bir prion türü.
He was exposed to the prions, and he got sick, but… He recovered?
Prionlara maruz kaldı ve hastalandı ama… İyileşti mi?
But when prions infect you, they cause bizarre neurological symptoms because they're eating holes through your brains.
Ama eğer prion sana bulaşırsa tuhaf nörolojik semptomlar gözükür. çünkü beynini yiyerek delikler açarlar.
And HSV for our ataxic guy. And Neuro wants us to send CSF for prions.
Ataksisi olan hastamız için nöroloji, prion ve HSV için… serebrospinal sıvı istiyor.
It's a delivery system for prions-- protein-based infections that will eventually allow us to cure everything from colds to cancer.
Bu, protein bazlı enfeksiyonlar için bir dağıtım sistemi, Prion. Bunun sayesinde soğuk algınlığından kansere kadar her şey tedavi edilebilecek.
Don't worry. And Neuro wants us to send CSF for prions and HSV for our ataxic guy.
Ataksisi olan hastamız için nöroloji, prion ve HSV için.
fungi, prions, radiation, toxins, chemicals.
mantarları, prionları radyasyonu, zehirleri, kimyasalları… ve internet pornosuyla bulaşanları kontrol etmek.
fungi, prions, radiation, toxins, chemicals.
mantarları… prionları, radyasyonu, zehirleri, kimyasalları… ve internet pornosuyla bulaşanları kontrol etmemiz gerekiyor.
Prions, radiation, toxins, chemicals. What we have to do is check out parasites, viruses, bacteria, fungi.
Parazitleri, virüsleri… Yapmamız gereken tek şey;… bakterileri, mantarları, prionları bulaşanları kontrol etmek. ve internet pornosuyla radyasyonu, zehirleri, kimyasalları.
the three dimensional conformation of proteins(such as prions) are areas where epigenetic inheritance systems have been discovered at the organismic level.
RNA enterferansı karışımı ile genlerin susturulması ve proteinlerin üç boyutlu uyarlaması( örneğin prion gibi), epigenetik kalıtım sistemlerinin organizma düzeyinde keşfedildiği alanlardır.
Prion changes that.
Prion bunu değiştiriyor.
A prion disease?
Prion hastalığı mı?
Results: 121, Time: 0.0876

Top dictionary queries

English - Turkish