PUBES in Turkish translation

kılları
hair
make
hairy
pubes
iqamat-as-salat
pube
prayer
whit
narrowly
kasık kılları
tüyünü
feather
hair
fur
fuzz
quill
of fluff
lint
plumage
kıl
hair
make
hairy
pubes
iqamat-as-salat
pube
prayer
whit
narrowly
kıllar
hair
make
hairy
pubes
iqamat-as-salat
pube
prayer
whit
narrowly
kıllarını
hair
make
hairy
pubes
iqamat-as-salat
pube
prayer
whit
narrowly
kasık kılını

Examples of using Pubes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Interrupting, but do I have any pubes on my back?
Sözünü kesiyorum ama sırtımda kıl var mı?
How about not drawing pubes on my armpit while I'm sleeping?
Mesela ben uyurken koltuk altıma kıl çizmeyebilirsin?
Why do I have to glue pubes to my face to feel like a man?
Erkek gibi hissetmek için yüzüme niye kıl yapıştırmak zorundayım?
My pubes are black.
Benim kıllarım siyah.
His pubes, yeah.
Onun kıllarından, evet.
He's probably only got four pubes and he pisses through one of them.
Muhtemelen sadece dört tane kılı vardır ve birinden de işiyordur.
Why do you have pubes?
Neden kılların var?
You got pubes?
Kılların mı çıktı?
Or something with curly pubes.
Kıvırcık kasık kıllı bir şey.
I'm gonna picture that he ate some stranger's pubes.
Bir yabancının kasık kıllarını yediği canlanacak.
You don't have any pubes.
Kasıklarında kıl yok ki.
Yeah, but where are we supposed to get that many pubes, man? We shave?
Evet, peki o kadar kılı nereden bulacağız, ahbap?
I wanted to take that thing by the pubes and then fly outta there.
Ne yapmak isterdim biliyor musunuz? O şeyi kıllarından tutup oradan uçurmak isterdim.
Yeah,'cause Josh was shaving his pubes.
Evet, çünkü Josh kasık kıllarını traş ediyordu.
Yeah, I have got some pubes to sell.
Evet, satacak kılım var.
Red pubes.
Kızıl tüyler.
I like your mustache. I bet you have lots of pubes.
Bıyığın güzelmiş. Kesin bir sürü kasık kılın vardır.
Understood. You got white pubes.
Anladım. Beyaz kılların var.
So you sent pubes.
Sen de etek kılı yolladın.
So I'm gonna sprinkle my pubes on them too?
Yani onlara taşaktaki kıllarımı da serpiştireceğim?
Results: 90, Time: 0.1332

Top dictionary queries

English - Turkish