PUBLISHES in Turkish translation

['pʌbliʃiz]
['pʌbliʃiz]
yayınlıyor
to publish
release
to broadcast
to run
posting
the air
publication
telecasting
yayımladı
to publish
to issue
publication
yayımlar
bow
publishing
broadcast
publication
yayımlayan
publishes
yayınlamaktadır
to publish
release
to broadcast
to run
posting
the air
publication
telecasting
yayınladı
to publish
release
to broadcast
to run
posting
the air
publication
telecasting
yayınladığında
to publish
release
to broadcast
to run
posting
the air
publication
telecasting

Examples of using Publishes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sumyoung even publishes the dates of when their employees move.
Sumyoung işçilerin taşınma tarihlerini bile yayımlıyor.
A real writer publishes.
Gerçek yazarlar yayımlanır.
I write crap that nobody publishes.
Ben de saçmalıklar yazıyorum ama kimse onları yayınlamıyor.
Spectator" only publishes truth.
Spectator'' sadece gerçekleri yayınlar.
The party publishes Komunisti.
Partinin Komunisti adında yayını vardır.
Mohammed publishes books and Mina is a doctor… but when the fundamentalists took power.
Muhammed kitaplar yayınlar ve kendisi benim doktorum… Ancak köktendinciler iktidara geldi.
PCB publishes La Flamme.
BKPnin yayın organı La Flammedir.
Whoever publishes that will be punished severely.
Bunları kim yayınlarsa ciddi şekilde cezalandırılacak.
My company has just been hired to safeguard the servers for the newspaper that publishes that shit.
Şirketim, o saçmalıkları yayınlayan gazetenin ağ sunucularını korumak için tutuldu.
I wonder what Hill would think if David Shane publishes a few of his e-mails?
David Shane birkaç mailini bastığında Hillin ne düşüneceğini merak ediyorum?
Weird Tales publishes most of them.
Weird Talesda yayınlanıyor, çoğu.
The party publishes the newspaper Rabotnicheski Vestnik.
Sovyetin yayın organı Bakinsky Rabochy( Bakü İşçisi) adlı gazeteyi çıkartır.
If Gillian publishes the pictures, then it won't matter if you find him or not.
Eğer Gillian fotoğrafları yayınlarsa kim olup olmadığının bulup bulamadığının önemi kalmaz.
If she publishes that, you feature in it.
Onu yayınlarsa içinde sen de olacaksın.
The AIVD publishes an annual report which includes its budget.
AIVD bütçesini içeren yıllık bir rapor yayınlar.
He publishes the prison newspaper.
Kendi hapis gazetesini basardı.
My client sells and publishes books to spread the word of the Koran.
Müvekkilim, Kuranı yaymak için kitap satıp basmaktadır.
Especially after Chloe publishes her pictures.
Özellikle Chloe o resimleri yayınlayınca.
Marshall publishes the results of self-induced infection.
Marshall kendine bulaştırdığı enfeksiyonla ilgili sonuçları yayınlar.
He publishes Gold Digger magazine.
Bu Walt Keeler Gold Digger dergisinin yayıncısı.
Results: 101, Time: 0.0602

Top dictionary queries

English - Turkish