RADIANT in Turkish translation

['reidiənt]
['reidiənt]
parlak
bright
shiny
brilliant
sparkly
luminous
glossy
radiant
glorious
glowy
glitter
göz alıcı
glamorous
radiant
spectacular
gorgeous
flashy
eye-catching
glittering
flamboyant
dazzling
jazzy
ışık saçan
radiant
shines
luminous
radyan
radian
radius
ışıl ışıl
brightly
sparkling
radiant
shining
glittering
sparkly
the glaringly
ışıltılı
sparkle
glow
gleam
twinkle
light
glint
a flash
glitter
göz kamaştırıcı
radiant
ışık saçıyorsun
saçmıyorsun

Examples of using Radiant in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do I make this out to Deidre Chambers or Radiant Cosmetics?
Çeki Deidre Chambersa mı Radiant Kozmetike mi yazayım?
Absolutely radiant!
Kesinlikle ışık saçıyorsun!
Wonderful pressures that make every day a glowing, radiant day in your life.
Hayatının her gününü ışıl ışıl parlatan… muazzam bir baskı yaşarsın.
There's nothing more radiant than a new bride.
Yeni bir gelinden daha göz alıcı bir şey olamaz.
Radiant Thunder's in six hours, and you.
Radiant Thunder 6 saat sonra başlıyor ve sen.
No… no radiant light.
Işık saçmıyorsun. Hayır.
A beautiful and radiant butterfly?
Güzel ve göz alıcı bir kelebek mi?
You look even more radiant than ever.
Her zamankinden daha çok ışık saçıyorsun.
No radiant light. No.
Işık saçmıyorsun. Hayır.
This is the Radiant Technologies merger.
Bu Radiant Teknoloji şirketlerinin birleşimi.
You would look positively radiant in a Guayabera dress.
Guayabera elbisesi içinde ışıl ışıl, pozitif görünürdün ama.
Oh, Fairy Godmother is looking radiant.
Oh, iyilik perisi göz alıcı görünüyor.
I don't know what you have done to yourself… but you look absolutely radiant. Good.
Kendine ne yaptın bilmiyorum ama kesinlikle ışık saçıyorsun. Güzel.
Clear light, radiant.
Temiz ışık, ışıl ışıl.
We will locate all the surviving test subjects before Radiant Thunder.
Hala hayatta olan denekleri Radiant Thunderdan önce bulmalıyız.
My friends call me Oliver, and you look radiant, as always.
Arkadaşlarım bana Oliver der. Her zamanki gibi göz alıcı görünüyorsun.
No… no radiant light.
Hayır… Işık saçmıyorsun.
Mrs. Kennedy, radiant in that pink outfit.
Bayan Kennedy, pembe kıyafetiyle ışıl ışıl.
My, your ladies look radiant tonight.
Karınız ve kızlarınız bu gece göz alıcı görünüyorlar.
Yes, and radiant.
Evet ve ışıltılı.
Results: 253, Time: 0.06

Top dictionary queries

English - Turkish