RADIOACTIVE in Turkish translation

[ˌreidiəʊ'æktiv]
[ˌreidiəʊ'æktiv]
radyoaktif
radioactive
dirty
fallout
radio-active
of radioactivity
radyoaktivite
radioactivity
radioactive
radyoaktiftir
radioactive
dirty
fallout
radio-active
of radioactivity
radyoaktifim
radioactive
dirty
fallout
radio-active
of radioactivity
radyoaktifli
radioactive
dirty
fallout
radio-active
of radioactivity

Examples of using Radioactive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Radioactive Man, Wasp,
Radyoakfit Adam, Arı
A source claims there may be radioactive material near Chequers.
Bir kaynak Chequers civarında nükleer malzeme olma ihtimalini bildirdi.
It doesn't-- it doesn't matter that the water's radioactive?
Suyun radyoaktif olması önemli değil mi?
How do you know the rain's radioactive?
Yağmurun radyoaktif olduğunu nerden biliyorsun?
Too radioactive for humans?
İnsanlar için radyoaktif mi?
Never much cared for you, Liam. Radioactive?
Radyoaktif mi? Senden hiç hoşlanmadım, Liam?
You're, like, radioactive.
Radyoaktif gibisin.
Radioactive contamination is a grave risk to our entire community.
Radyasyon kirliliği… topluluğumuz için büyük bir risktir.
Is a grave risk to our entire community. Radioactive contamination.
Radyasyon kirliliği… topluluğumuz için büyük bir risktir.
How do you think the spider that bit Peter Parker got radioactive?
Nasıl radyoaktif oldu? Sence Peter Parkerı ısıran örümcek?
The first episode to experiment with digital coloring was"Radioactive Man" in 1995.
Dijital renk ile denenen ilk bölüm, 1995teki'' Radioactive Man'' oldu.
Which explains why he's radioactive.
Bu onun neden radyasyonlu olduğunu açıklar.
The sun's radioactive.
Güneş raydoaktiftir.
And this material was, uh, radioactive?
Peki bu madde radyoaktif miydi?
He was a physicist at Los Alamos who personally handled radioactive material for the Manhattan Project.
Los Alamosta bir fizikçiydi Manhattan Projesi için kişisel olarak nükleer maddeyle ilgileniyordu.
Got to ask, is this thing radioactive?
Sormasam olmaz, bu şey radyoaktif mi?
Radioactive. Repeat, all units recalled immediately.
Tekrar ediyorum, bütün üniteler derhal çekilsin. Radyoaktif madde.
Never much cared for you, Liam. Radioactive?
Senden hiç hoşlanmadım, Liam. Radyoaktif mi?
Was 10 times more radioactive than today.
Dünyanın şuankinden 10 kat daha radyoaktif olduğu zamanlardan geliyor.
Was 10 times more radioactive than today. From an age when the Earth.
Dünyanın günümüzden 10 kat daha radyoaktif olduğu çağlardan.
Results: 1547, Time: 0.0492

Top dictionary queries

English - Turkish