RECYCLING in Turkish translation

[ˌriː'saikliŋ]
[ˌriː'saikliŋ]
geri dönüşüm
recycling
the recycling
comeback
transform back
reversion
reversal
feedback
my return
geri dönüştürme
geri dönüşümü
recycling
the recycling
comeback
transform back
reversion
reversal
feedback
my return
geri dönüşüme
recycling
the recycling
comeback
transform back
reversion
reversal
feedback
my return
geri dönüşümün
recycling
the recycling
comeback
transform back
reversion
reversal
feedback
my return
geri dönüştürerek
geri dönüştürüyorum

Examples of using Recycling in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I threw them in the recycling. No.
Hayır. Onları geri dönüşüme attım.
Other examples are recycling.
Diğer örnekler ise geri dönüştürme.
Um…- About what? Recycling.
It's more like recycling.
Bu daha çok geri dönüştürme gibi.
No bio-mass recycling was recorded.
Biyo kütle geri dönüşümü yapılmamış.
Stop this recycling and throw your garbage on the floor.
Geri dönüşümü bırakın ve çöpleri yerlere atın.
One cannot really talk about s-s-sewage and sustainability without first discussing… recycling.
Geri dönüşümü tartışmadan önce kanalizasyondan ve süreklilikten bahsetmemiz mümkün değil.
Have you heard of recycling?
Geri dönüşümü duydun mu hiç?
Why can't you be the guy who loves recycling?
Neden geri dönüşümü seven adam olamıyorsun?
And you think I want to see a documentary about aluminum can recycling?
Alüminyum konserve geri dönüşümü belgeselini izlemek istiyor muydum sence?
I'm just collecting my sister's recycling.
Sadece ablamın geri dönüşümlerini topluyordum.
We have made progress in recycling car batteries.
Araç akülerinin geri dönüşümünde ilerleme kaydettik.
They have got recycling.
Geri dönüşümleri var.
Amy, we don't have time to get into a discussion about recycling.
Amy, geri dönüşümle ilgili bir tartışmaya girecek vaktimiz yok.
Normal people put their soda cans in the recycling bin, not on the clock-radio.
Normal insanlar içeceklerini geri dönüşümlü kutulara koyarlar, saatli radyonun üstüne değil.
Recycling's not my thing.
Geri dönüşümle uğraşmam ben.
We don't keep the money that comes from recycling.
Geri dönüşümden gelen parayı biz almıyoruz.
We got a, uh, recycling emergency.
Geri dönüşümle ilgili acil bir durum var da.
He's off saving the rain forest, or recycling his sandals or some shit.
Yağmur ormanlarını kurtarmak, yada geri dönüşümle falan uğraşıyordur.
If they upgrade the environmental control systems and air and water recycling.
Eğer çevresel kontrol sistemlerini ve hava-su geri dönüşümünü güncellerlerse.
Results: 443, Time: 0.0794

Top dictionary queries

English - Turkish