ROBINSON in Turkish translation

Examples of using Robinson in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I will talk to him and Mrs Robinson.
Onunla ve Bayan Robinsonla ben konuşurum.
That's it. I got to fight Robinson.
Bu kadar yeter. Robinsonla dövüşmeliyim.
That's it. I gotta fight Robinson.
Bu kadar yeter. Robinsonla dövüşmeliyim.
That's it. I gotta fight Robinson.
Bunu yapamam. Robinsonla dövüşmek zorundayım.
I gotta fight Robinson. That's it.
Bu kadar yeter. Robinsonla dövüşmeliyim.
Lieutenant, he came with Ms. Robinson.
Komiserim, O, Bayan Robinsonla geldi.
Dark day at the Robinson house.
Robinsonların evinde kötü bir gündü.
So he asks Mrs. Robinson to give me my job back. And she agrees.
Bayan Robinsondan işimi geri vermesini istemiş, o da vermiş.
Morgan just Sent this to me From the robinson House.
Morgan az önce Robinsonların evinden bu fotoyu yolladı.
Just get Robinson to pay, all right?
Robinsondan parayı al, tamam mı?
A little Eddie g. Robinson, A little Charlton Heston.
Biraz Eddie G. Robinsondan, biraz da Charlton Hestondan.
The Robinson is going to go to someone who dazzles.
Robinsonu alacak kişi… şaşırtıcı birisi olmalı.
Why don't you ask this Robinson for dinner?
Bu Robinsonu akşam yemeğine davet etsene?
They're gonna kill Kelly Robinson.
Kelly Robinsonu öldürecekler.
Be Robinson proud. Be proud.
Robinsonu gururlandır. Gurur duy.
She likes Brooks Robinson.
Brooks Robinsonu beğeniyormuş.
Colin Robinson I'm not so sure about.
Colin Robinsondan o kadar emin değilim ama.
I never killed Amos Robinson.
Asla Amos Robinsonu öldürmedim.
Beverly, she attacked Daniel and the Robinson kid.
Beverly, Daniel ve Robinsonların oğluna saldırmış.
or Werner and Robinson.
Werner ve Robinsonu da öyle.
Results: 2081, Time: 0.0331

Top dictionary queries

English - Turkish