ROLLIN in Turkish translation

rollin
rolling
başlamış
to start
to begin
to commence
kayıyoruz
cream
skating
skiing
sliding
curd
bir rollin

Examples of using Rollin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Rollin', rollin' on the river.
Yuvarlana, yuvarlana nehirde.
Rollin' silver.
Dalgalı gümüş.
Someone's behind Rollin.
Rollinin arkasında biri var.
One of the guests wanted to make sure that Rollin was really deaf.
Misafirlerimizden biri Rollinin gerçekten sağır olduğundan emin olmak istedi.
Now we need Barney and Rollin.
Barney ve Rolline ihtiyacımız var.
She saw me rollin' a cigarette
Beni sigara sararken gördü sandı
Crystal, can you teach Rollin the wire routine in time?
Crystal, Rolline kukla gibi sallanmayı öğretebilir misin?
You worry about Rollin, right?
Sen de Rollin için kaygılanıyorsun, değil mi?
I told Rollin to break out by himself.
Rolline ordan çıkmasını söyledim. Tek başına.
They're rollin' again.
Tekrar hareket ediyorlar.
Camera's rollin.
Kamera sarıyor!
She saw me rollin' a cigarette and thought it was marijuana. My date's here.
Beni sigara sararken gördü de marihuana içiyorum sandı. Randevum geldi.
The sound of rollin' dice, to me is music in the air.
Yuvarlanan zarın sesi müzik gibi geliyor kulağıma.
Let's keep this baby rollin'!- Come on.
Bırakın da bebek yuvarlansın!- Dikkat et.
We came to borrow sugar from ya and some rollin' papers.
Biz sadece şeker ve sarmak için kağıt almaya gelmiştik.
Black water keeps rollin' on past just the same♪.
Siyah su eskisi gibi yuvarlanmaya devam ediyor.
Old black water, keep on rollin'♪.
Yaşlı siyah su, yuvarlanmaya devam ediyor.
Let's get Christmas rollin.
Hadi Noeli devam ettirelim.
No. No rollin.
Hayır, araştırma yok.
No rollin'.- No.
Hayır, araştırma yok.
Results: 139, Time: 0.0839

Top dictionary queries

English - Turkish