ROME in Turkish translation

[rəʊm]
[rəʊm]
romaya
roman
rome
rum
roma
rum
rhum
romayı
roman
rome
rum
romanın
roman
rome
rum
romada
roman
rome
rum
romadır
rum
rhum
romeyi

Examples of using Rome in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Look, Rome, I'm just trying to.
Bak Roman, benim tek istediğim.
A gentleman from Rome is here, from the Ministry. Why?
Bakanlıktan Romalı bir bey burada. Neden?
Who's she cheating on? All of rome.
Bütün Romayla. Kimle aldatıyormuş?
It's heartening to see soldiers of Rome display such valor.
Romalı askerlerin bir çocuğa böyle davrandığını görmek çok acı.
When we fought together side-by-side against Rome!
Romalılara karşı savaştığımız zamanlar!
The wealth Caesar's Rome!
Caesarın Romasının serveti!
This isn't Rome anymore.
Gerçek Romalılar yok oldu.
That same Rome that took your men from their homeland.
Aynı şekilde, Romalılar adamlarını vatanınızdan kopardı.
What's it got to do wi' Rome?
Bunun Romalılar ile alakası ne?
Rome must know this.
Romalılar bunu öğrenmeli.
Ancient Rome!
Antik Romadayız,!
I'm talking to Rome.
Romayla konuşuyordum.
So, those fighting against Rome face a paradox.
Bu yüzden Romayla savaşanlar bir paradoksla karşı karşıya kalırlar.
Viriathus is putting in motion a plan to deliver Rome a death blow.
Viriathus, Romalılara öldürücü darbe indirecek bir plan üzerinde çalışıyor.
Or in small lightning raids. The Lusitanians won't face Rome on an open battlefield.
Lusitaniler Romayla açık arazide yüzleşmeyecek… ya da küçük baskınlar düzenlemeyecek.
And while Rome unravels, Geiseric prepares to strike another blow.
Ve Romalılar çözülmekteyken, Geiseric bir başka vuruşun hazırlığındadır.
Rome considers us nagging fly.
Romalılar bizi vızıldayan sinek gibi görüyor.
Your team, not mine. It was Rome.
Romadaydı. Seninkilerdi, benimkiler değil.
Yes, I heard him. We took an oath against Rome.
Biz, Romalılara karşı savaşmaya ahdettik. Evet, duydum.
Its beauties are modest in comparison to Rome, but it is my city.
Güzellikleri Romanınkilerle kıyaslanınca mütevazi kalır… ama bu benim şehrim.
Results: 5049, Time: 0.0457

Top dictionary queries

English - Turkish