RUTLEDGE in Turkish translation

rutledgeyi
rutledgenin

Examples of using Rutledge in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I don't know how Rutledge can say his car's done super well.
Rutledgeın arabasının süper olduğunu nasıl söyleyeceğini merak ediyorum.
Rutledge is in a half-a-million-dollar Donzi speed boat.
Rutledgeda yarım milyon dolarlık Donzi sürat teknesi.
I don't know why Rutledge is so good at this stuff.
Rutledgeın bu işte neden bu kadar iyi olduğunu bilmiyorum.
Rutledge is up to or something we could use as leverage.
Rutledgeın neyin peşinde olduğunu ifşa edecek şeyi… ya da koz olarak kullanabileceğimiz şeyi bize sağlasın.
You mean Rutledge, sir?
Rutledge a , efendim?
Rutledge needs all the help he can get.
Rutledgeın her türlü yardıma ihtiyacı var.
We need Rutledge.
Rutledgeın eline ihtiyacımız var.
If I kill Rutledge, no one will need to find them.
Rutledgeı öldürürsem, onları bulmaya gerek kalmayacak.
If I kill Rutledge, no one will need to find them.
Rutledgeı öldürürsem kimse onları bulmak istemeyecektir.
Put me through to whoever's protecting Senator Rutledge.
Senatör Rutledgein koruması her kimse, beni ona bağla.
If I kill Rutledge, no one will need to find them.
Rutledgei öldürürsem, kimsenin onların peşine düşmesi gerekmeyecek.
If I kill Rutledge, no one will need to find them.
Eğer Rutledgeı öldürürsem, kimsenin onları bulmaya ihtiyacı kalmaz.
Maia Rutledge, aged eight.
Maia Rutledgea ne dersin? 8 yaşında.
Hey. You're Hailey Rutledge, right? Hey.
Sen Hailey Rutledgesin değil mi? Selam. Selam.
You're Hailey Rutledge, right? Hey. Hey.
Sen Hailey Rutledgesin değil mi? Selam. Selam.
Hey. Hey. You're Hailey Rutledge, right?
Sen Hailey Rutledgesin değil mi? Selam. Selam?
There's no Debi Rutledge in the directory.
Debi Rutlegenin rehberde kaydı yok.
Why did you kill Debi Rutledge?
Niye Debi Rutlegeı öldürdün?
I knew Rutledge was up there somewhere, filling his greasy beard with pretzel crumbs.
Rutledgeın kaypak bıyığını çubuk krakerlerle doldurarak yukarılarda bir yerlerde olduğunu biliyordum.
But Rutledge was easily distracted.
Ama Rutledgeın dikkati kolayca dağıldı.
Results: 529, Time: 0.0459

Top dictionary queries

English - Turkish