SAAD in Turkish translation

saad

Examples of using Saad in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
His name is Saad Mahsud.
Adı Saad Mahsud.
Saad, I brought them here.
Saad, onları buraya getirdim.
His name's Saad Mahsud.
Adı Saad Mahsud.
His name is Saad Mahsud.
İsmi Saad Mahsud.
Saad, clear this crowd.
Saad, şu kalabalığı dağıt.
Sergeant Saad is the third kind.
Çavus Saad ise üçüncü bir türdür.
That's not what Saad is saying.
Saad öyle demiyor.
Where are my men, Saad?
Adamlarım nerede Saad?
He's now using the alias Nebseni Saad.
Şu anda Nebseni Saad kod adını kullanıyor.
Saad, do you want a hotdog?
Saad, bir sosisli istiyor musun?
Why don't you go see Sergeant Saad?
Neden gidip bakmıyorsun Çavuş Saad?
One of the rockets landed in Kibbutz Saad.
Roketlerden biri Saad Kibbutzunu vurdu.
Why don't you go see Sergeant Saad?
Neden gidip bakmıyorsun Çavus Saad?
Saad, do you want a hot dog?
Saad, bir sosisli istiyor musun?
But Saad told the FBI to back off.
Ama Saad FBIa geri çekilmelerini söylemiş.
He's outed Saad Mahsud as an FBI informant.
Saad Mahsudun FBI muhbiri olduğunu açıklamış.
Alright, let's try some sparing. Saad!
Saad. Pekâlâ, alıştırma yapalım!
Saad's up to something that's not good.
Tuhaf bir şeyler oluyor. Ve iyi olduğu söylenemez.
National Public Radio reported that U.S. officials believe Saad was killed by a CIA-administered unmanned aerial vehicle strike in Pakistan.
CIA yönetiminde Pakistanda gerçekleştirilen insansız hava aracı saldırılarında Saad bin Ladinin''% 80-85 kesin olarak'' öldürüldüğü bilgisi verildi.
The move came during Lebanese Prime Minister Saad Hariri's visit to Ankara.
Lübnan Başbakanı Saad Haririnin Ankara ziyareti sırasında gerçekleşti.
Results: 78, Time: 0.0596

Top dictionary queries

English - Turkish