SAFFRON in Turkish translation

['sæfrən]
['sæfrən]
saffron
safran
bile
gall
ballast
biliary
gallstones
safranla
bile
gall
ballast
biliary
gallstones
safranın
bile
gall
ballast
biliary
gallstones
safranı
bile
gall
ballast
biliary
gallstones
saffron ile

Examples of using Saffron in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's not gonna be enough time for Kyle and Saffron to get away from the Luna Monsters.
Kyle ve Saffronun Luna canavarından kaçması için zaman kalmayacak.
Please tell me the secret of your saffron sauce.
Lütfen safranlı sosunuzun sırrını açıklayın.
Saffron like the valour.
Cesaretin rengi safran.
Phoenicians then marketed Kashmiri saffron as a dye and a treatment for melancholy.
Fenikeliler Keşmir safranını boya olarak ve melankoli tedavisi için pazarlamışlardı.
Not good.- Saffron.
Safran. Safrandan hoşlanmıyorum.
I have no idea… But I really need to find Saffron.
Ama gerçekten Saffronu bulmalıyım. Hiçbir fikrim yok.
I will make you some saffron rice.
Sana safran renkli prinç pişireceğim.
I will become a devotee. After wearing saffron clothes.
Safran rengi kıyafeti giyince, göçebe olurum.
A saffron mist rises everywhere.
Safranlı sis yükselir her yerde.
Do you know why I have worn this saffron turban?
Bu Kesari sarığını neden taktığımı biliyor musunuz?
How did you remember saffron?
Safran olduğunu nasıl hatırladın?
Just a few simple fig apricot saffron cardamom vanilla plum danishes.
Basit, İncirli, kayısılı, safranlı, kakuleli, vanilyalı, erikli çörek.
Is that saffron?
Bu safran mı?
What is that, like, saffron?
Safran mı? Nedir bu?
Be a good boy. I will make you some saffron rice.
Şimdi iyi bir çocuk ol. Sana safran renkli prinç pişireceğim.
But I really need to find Saffron.
Ama gerçekten Saffronu bulmalıyım.
Are you sure you have looked properly? We're out of saffron.
İyice baktığına emin misin? Safranımız bitmiş.
Pizza. I want to talk to Saffron.
Pizza. Ben Saffronla konuşmak istiyorum.
I want to talk to Saffron.- Pizza.
Pizza. Ben Saffronla konuşmak istiyorum.
And a Pumpkin Saffron Super Double Triple IPA. Nice.
Güzel. Ve Balkabağı Safranlı süper üç katlı.
Results: 258, Time: 0.0404

Top dictionary queries

English - Turkish