SALTS in Turkish translation

[sɔːlts]
[sɔːlts]
tuzu
salt
saline
salty
tuzları
salt
saline
salty
tuz
salt
saline
salty
tuzunu
salt
saline
salty

Examples of using Salts in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I think I splashed your bath salts.
Banyo tuzlarını döktüm galiba.
Smelling salts, ladies?
Tuzlu mu kokuyor bayanlar?
The salts are fairly inexpensive compared to solid fuel production.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.
It struck me today how much cyanide of potassium crystals resemble smelling salts.
Potasyum siyanit kristallerinin amonyak tuzuna ne kadar benzediğini bugün fark ettim.
Start selling salts.
Tuzdan satmalarını istiyor.
Must be some smelling salts.
Kokulu tuzlardan olmalı.
How'bout some smelling salts?
Kokan tuzlara ne dersin?
It works through a chemical reaction of two different salts.
Farklı iki tuzun kimyasal reaksiyonuyla işliyor.
How much cyanide of potassium crystals resemble smelling salts. Well, it struck me today.
Potasyum siyanit kristallerinin… amonyak tuzuna ne kadar benzediğini bugün fark ettim.
Those bath salts quick enough. Guy in Miami couldn't hand over.
Miamidaki adam banyo tuzlarını yeterince çabuk getiremedi.
I have bath salts.
Banyo tuzlarım, duş jelim var.
Salts dissolved in water.
Tuzlar suda çözünür.
I'm using my salts. Feels great.
Tuzlarımı kullanıyorum. Harika bir his.
Feels great. I'm using my salts.
Tuzlarımı kullanıyorum. Harika bir his.
It's in the guest room, I can see you forgot the epsom salts.
Epsom tuzlarını unuttuğunu görüyorum. Konuk odasında.
Makes meth and bath salts seem like artificial sweetener!
Methi ve banyo tuzlarını yapay bir tatlandırıcı gibi gösteriyor!
It works through a chemical reaction of different salts.
Farklı iki tuzun kimyasal reaksiyonuyla işliyor.
Sorry! Didn't know salts had origin stories.
Pardon! Tuzların da bir memleketi olduğunu bilmiyordum.
Didn't know salts had origin stories. Sorry!
Pardon! Tuzların da bir memleketi olduğunu bilmiyordum!
Have you got some salts?
Biraz tuzun var mı?
Results: 389, Time: 0.0416

Top dictionary queries

English - Turkish