SHARK in Turkish translation

[ʃɑːk]
[ʃɑːk]
köpekbalığı
shark
bir köpekbalığını
shark
köpekbalıklarını
köpekbalığını
shark
köpekbalığının
shark
köpekbalığına
shark
sharkın
köpekbalıkları
sharkı
sharka
köpekbalıklarıyla
köpekbalıklarının

Examples of using Shark in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sharks don't even observe Shark Week, but we do.
Köpek balığı Haftasını köpek balıkları bile izlemiyorken, biz izliyoruz.
How long until the shark gets to those people?
Köpek balığının o insanlara ulaşması ne kadar sürer?
You will see. Showed'em a picture of that shark.
Onlara köpekbalığının fotoğrafını gösterdim. Göreceksin.
Have you figured out a way to track King Shark yet?
Henüz King Sharkın izini sürmenin bir yolunu bulamadın mı?
Right, but it remains to be seen why she made up this shark.
Anlamamız gereken şey… neden köpek balığını uydurduğu. Doğru.
Scaring the crap out of Linda Blair. Because this is how I want to remember the shark.
Linda Blairin saçmalıklarını korkutuyor. Çünkü köpekbalığını böyle hatırlamak istiyorum.
Simon Berrow: How do you save a shark you know nothing about?
Simon Berrow: Hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir köpekbalığını nasıl koruyabilirsiniz?
It already had hooked teeth like a baby shark.
Şimdiden, yavru köpek balıkları gibi kancalı dişleri çıkmış.
I will get the Shark.
Sharkı getireyim ben.
I guess I know why the shark is hanging around.
Sanırım köpek balığının neden etrafımızda dolaştığını biliyorum.
I don't know what a shark looks like? Are you people telling me?
Köpekbalığının neye benzediğini bilmediğimi mi söylüyorsunuz bana?
Jaws, First time Brody sees the shark.- What?
Ne? Jaws. Brody köpekbalığını ilk gördüğünde söylemişti?
You have to tell them that Shark sent you here. Do you understand?
Anlıyor musun? Onlara seni buraya Sharkın yolladığını söylemelisin?
No, because we caught the one shark that killed Joey Fatone.
Hayır, çünkü Joey Fatone u öldüren bir köpekbalığını yakaladık.
This kind of shark does not live here.
Bu tip köpek balıkları, burada yaşayamaz.
I can't believe ARGUS turned King Shark into a guard dog.
ARGUSun King Sharkı bekçi köpeğine çevirdiğine inanamıyorum. King Shark.
Showed'em a picture of that shark. You will see.
Onlara köpekbalığının fotoğrafını gösterdim. Göreceksin.
At least the shark made things exciting.
En azından köpekbalıkları ortamı heyecanlı kılıyordu.
It is said one man strangled a man-eating great white shark in the ocean.
Bir adamın okyanusta katil, büyük beyaz köpek balığını boğazladığı söylenir.
Maybe Navy Shark or Navy Lion.
Belki donanma köpek balıkları ya da donanma aslanları.
Results: 2911, Time: 0.0941

Top dictionary queries

English - Turkish