SKIMMER in Turkish translation

['skimər]
['skimər]
skimmer
kepçe
scoop
ladle
backhoe
skimmer
auricle
kevgiri
sieve
a colander
hava aracındaydım
aracı
vehicle
car
tool
truck
van
vessel
instrument
device
middleman
craft
bir skimmer
skimmer

Examples of using Skimmer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And you had to steal a skimmer for that?
Bunun için araç çalman mı gerekti?
A skimmer was stolen last night.
Dün gece bir araç çalındı.
Who was with you in that skimmer?
O araçta yanında kim vardı?
And you had to steal a skimmer for that?
Bunun için bir kepçe çalmak zorunda kaldın?
They must have tracked the skimmer.
Skimmerı izlemiş olmalılar.
A skimmer was stolen last night.
Dün gece bir kepçe çalındı.
Who was with you in that skimmer?
O skimmerın yanında kim vardı?
I'm going to go get the skimmer.
Ben hava aracını alacağım.
But you do need that skimmer.
Ama o hava aracına ihtiyacın var.
We could take a skimmer,- You know, make a break for Argo City.
Hava aracını alıp Argo Şehrine gidebileceğimizi biliyorsun.
She took the skimmer?
Skimmerı mı almış?
There is no other skimmer.
Başka sıyırıcı yok.
What if we move Skimmer?
Ya Skimmerı hareket ettirirsek?
If you don't hold Skimmer here, I will recapture him.
Skimmerı burada tutmazsanız, onu tekrar yakalayacağım.
You're wasting your time. My son didn't steal the skimmer.
Zamanınızı harcıyorsunuz. Oğlum skimmeri çalmadı.
I will levitate Jerry to the other side and he can bring the skimmer to us.
Jerryi öbür tarafa geçirebilirim. O da tüneli bize getirir.
Skimmer loves to tell anybody who will listen how he barely put up a fight. And your father.
Ve senin baban… Skimmer, ne kadar zar zor kavga ettiğini dinleyenlere söylemeyi sever.
You really can't arrest anybody. Inigo Skimmer, I'm arresting you on suspicion of tax evasion under the, uh.
Inigo Skimmer, sizi vergi kaçırma Gerçekten kimseyi tutuklayamazsınız. şüphesiyle tutukluyorum, uh.
Modified a skimmer for short-range space travel. A smuggler on Wegthor who Kem introduced me to.
Wegthorda, Kemin beni tanıttığı bir kaçakçı kısa mesafeli uzay yolculuğu için bir skimmer değiştirildi.
Under the, uh… You really can't arrest anybody. Inigo Skimmer, I'm arresting you on suspicion of tax evasion.
Inigo Skimmer, sizi vergi kaçırma Gerçekten kimseyi tutuklayamazsınız. şüphesiyle tutukluyorum, uh.
Results: 64, Time: 0.055

Top dictionary queries

English - Turkish