SKYDIVING in Turkish translation

hava dalışı
skydiving
paraşüt
parachute
chute
skydiving
para
skydiving
paraşütle atlama
serbest atlayış
it's base-jumping
skydiving
paraşütle atlamak
paraşütlü
parachute
chute
skydiving
para
paraşütle atlamaya
paraşütle
parachute
chute
skydiving
para
gökyüzü dalışı

Examples of using Skydiving in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Raul gave Shep skydiving lessons for Christmas.
Raul Shepe Noelde paraşüt dersleri verdi.
And Richard wants to see you about that crap skydiving report.
Richard şu boktan paraşütlü haber hakkında konuşmak istiyor.
singing, skydiving, sunrise.
Şarkı söylemek, paraşütle atlamak, gün doğumu.
Skydiving? I don't know!
Hava dalışı! -Ne bileyim!
Or maybe they're full of champagne glasses or skydiving equipment.
Belki de şampanya kadahleriyle veya skydiving malzemeleriyle dolu.
Shuffleboard, bingo, buffets, skydiving, jet skiing… the whole nine.
Shuffleboard*, bingo, açık büfe paraşütle atlama, jet-ski.
She wants to take me skydiving.
Beni paraşütle atlamaya götürmek istiyor.
It sounds a lot better than our indoor skydiving lunch.
Bizim kapalı alandaki paraşütlü öğle yemeğinden daha iyi görünüyor.
Skydiving is a little-- A little risky.
Yine de bir düşün. Paraşütle atlamak biraz riskli.
Skydiving.- Really?
Hava dalışı.- Gerçekten mi?
Fran, you do have a small spinal fracture from your skydiving accident.
Fran, küçük bir omurga kırığı var Lütfen skydiving kaza.
It is used mainly for short-haul freight and skydiving.
Özellikle kısa mesafe nakliye ve paraşütle atlama için kullanılır.
Why are you going skydiving?
Neden paraşütle atlayacaksın?
I'm going skydiving.
Paraşütle atlamaya gidiyorum.
Excellent. And Richard wants to see you about that crap skydiving report.
Richard şu boktan paraşütlü haber hakkında konuşmak istiyor.- Harika.
Her turn-ons include horseback riding, skydiving and strong cheese.
Onu heyecanlandıran şeyler ata binmek, paraşütle atlamak ve peynir çeşitleri.
Skydiving, paintball.
Hava dalışı, paintball.
I have always wanted to try skydiving!
Ben de hep skydiving denemek istemişimdir!
He was talking about all these crazy things like skydiving.
Çılgınca şeylerden söz etti, paraşütle atlama gibi falan.
Roy and I are going skydiving tomorrow.
Roy ve ben yarın paraşütle atlayacağız.
Results: 135, Time: 0.0486

Top dictionary queries

English - Turkish