SNACKING in Turkish translation

atıştırma
snack
a bite
grab
abur cubur yemeyi
junk food
snacks
yiyecek
food
to eat
snack
meal
groceries
atıştırıyormuş
bickering
shoot
atıştırmak
snack
a bite
grab
atıştırmalık
snack
a bite
grab
atıştırmaya
snack
a bite
grab
abur cubur
snacks
junk food
the junk-food
some goodies
's junk

Examples of using Snacking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There is a difference between snacking and bingeing.
Atıştırmak ile tıkınmak arasında bir fark var.
Watching Bridget Jones's Baby. Sipping on a mimosa, snacking on a hummus trio.
Mimozamı yudumlayacağım, humus yiyeceğim Bridget Jones un Bebeği ni izleyeceğim.
Sipping on a mimosa, snacking on a hummus trio, watching"Bridget Jones's Baby.
Mimozamı yudumlayacağım, humus yiyeceğim Bridget Jones un Bebeği ni izleyeceğim.
Snacking at this hour?
Bu saatte ne yemeği?
That is healthy and nutritious snacking.
O, sağlıklı ve besleyici bir çerez.
The Arachne's been snacking on mid-30s guys.
Arachneler 30lu yaşlardaki erkekleri yiyorlar.
But for you, it's going to require that you stop snacking on children while they dream.
Ama sen, artık uyurken çocukları yemekten vazgeçmen gerekiyor.
But if you would cut out the snacking, you might feel better about yourself.
Seni eleştirmek istemem tabii ama belki abur cubur yemeyi kesersen… kendini daha iyi hissedebilirsin.
Uh, snacking, he looks down,
Hafif şeyler yiyecek, aşağı bakacak
One time he told me if I can cut out snacking, that they can cure world hunger.
Bir keresinde, abur cubur yemeyi kesebilirsem, dünyadaki açlığa çözüm bulunabileceğini söylemişti.
Kelly, I hate to be critical. But if you would cut out the snacking, you might feel better about yourself.
Kelly, seni eleştirmek istemem tabii ama belki abur cubur yemeyi kesersen kendini daha iyi hissedebilirsin.
The cup holders are filled with today's dips, For your snacking enjoyment, sir,
Atıştırmalık keyfiniz düşünüldü, efendim… bardak tutucuları, bugünün sosları… bean
uh, snacking, he looks down,
hafif şeyler yiyecek, aşağı bakacak
Anyway, over the weekend, I was adding some photos to Facebook… To an album called"gone snacking.
Her neyse, hafta sonunda Facebooktaki'' atıştırmaya gittim'' albümüne biraz fotoğraf ekledim.
And to show I do not hold against you any grudge-ment… I have brought you delicious snacking.
Sana karşı argın-kırgın olmadığımı göstermek için… leziz bir atıştırmalık getirdim.
I'm gonna be on the lookout for people who cross before snacking.- Excuse me.
Atıştırmadan önce haç çıkaran insan var mı diye gözlem yapacağım.- Pardon.
Excuse me. I'm gonna be on the lookout for people who cross before snacking.
Atıştırmadan önce haç çıkaran insan var mı diye gözlem yapacağım.- Pardon.
When I'm not busy eating myself, you wish me to be eating oysters, drinking sweet wines and snacking on acorns.
Kendimi yemekle meşgul değilken benim istiridye yememi tatlı şarap içmemi ve palamut atıştırmamı istiyorsun.
drinking your protein shakes, snacking on your carrot sticks.
protein karışımlarını içtim, havuç dilimlerini atıştırdım.
Drinking sweet wines and snacking on acorns. When I'm not busy eating myself, you wish me to be eating oysters.
Kendimi yemekle meşgul değilken… benim istiridye yememi… tatlı şarap içmemi ve palamut atıştırmamı istiyorsun.
Results: 58, Time: 0.0611

Top dictionary queries

English - Turkish