SPEARHEAD in Turkish translation

['spiəhed]
['spiəhed]
spearhead
öncüsü
pioneer
lead
advance
vanguard
scout
primary
precursor
preceptor
trailblazer
spearhead
mızrak ucu
mızrağın başını
öncü
pioneer
lead
advance
vanguard
scout
primary
precursor
preceptor
trailblazer
spearhead

Examples of using Spearhead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because I will personally spearhead the search for him and for his kidnappers.
Çünkü Onun ve kaçıranların aranmasına bizzat öncülük edeceğim.
We found a stone spearhead in the body.
Vücudunda taştan bir mızrak ucu bulduk.
You left Spearhead.
Spearheadi bıraktın.
I will spearhead the attack.
Saldırıya liderlik edeceğim.
But I'm here to spearhead.
Ama ben öncülük etmek için buradayım.
Who should spearhead a new country?
Öyleyse yeni ülkenin başı kim olacak?
You spearhead this. Yukimaru.
Buna sen liderlik et. Yukimaru.
Like a spearhead, the word raced ahead of the train.
Bir mızrak gibi haber trenden önce ulaştı.
We must wait for the Spearhead.
Spearheadı beklemek zorundayız.
We don't have the manpower to fend off an attack, not after Spearhead.
Herhangi bir saldırıya karşı koyacak adam gücümüz kalmadı, Spearheadten sonra.
All command, spearhead formation.
Tüm komutanlar, mızrak formasyonu oluşturun.
I don't normally spearhead.
Ben genelde öncü olmam.
She's got a kid… Spearhead. my kid.
Bir çocuğu var. Spearheadde.
My kid. She's got a kid… Spearhead.
Bir çocuğu var. Spearheadde.
Spearhead. She's got a kid.
Bir çocuğu var. Spearheadde.
She's got a kid… Spearhead.
Bir çocuğu var. Spearheadde.
I don't normally spearhead.
Ben normalde öncü olmam.
But I'm afraid I will have to report your Number Two Spearhead Blue!
İyi iş mavi takım. Ama korkarım 2 numaralı uçaktan haber alamıyoruz.
Expansion packs Medal of Honor: Allied Assault Spearhead"===The first expansion pack for"Medal of Honor: Allied Assault.
Genişleme Paketleri====='' Medal of Honor: Allied Assault: Spearhead''==='' Medal of Honor: Allied Assault'' un ilk genişleme paketidir.
There's one good thing, at least that Spearhead will make it easier for us to get out.
Sonunda iyi bir şey, en azından şu Spearhead buradan çıkmamızı daha kolay hale getirecek.
Results: 65, Time: 0.0704

Top dictionary queries

English - Turkish