SPEARS in Turkish translation

[spiəz]
[spiəz]
spears
mızrak
spear
lance
trident
javelin
pike
kargı
mızrakları
spear
lance
trident
javelin
pike
mızraklarınızın
spear
lance
trident
javelin
pike
mızraklarını
spear
lance
trident
javelin
pike
spearsı
spearsa

Examples of using Spears in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Threw down their spears and surrendered. Their slave soldiers.
Köle askerleri mızraklarını atıp teslim oldu.
The general likes bamboo spears. He wants wine!
General bambu mızrakları seviyor. Şarap istiyor!
We can access their network, find out what Spears was downloading.
Şirket ağına ulaşıp… Spearsın ne yüklediğini bulabiliriz.
And take them back to Captain Spears. Round up all of his friends.
Bütün arkadaşlarını topla ve onları Kaptan Spearsa geri götürün.
Let's hope that security guard doesn't know Spears personally.
Güvenlik görevlisi Spearsı tanımıyordur umarım.
Their slave soldiers threw down their spears and surrendered.
Köle askerleri mızraklarını atıp teslim oldu.
I will take the spears for Kaworu-kun's and everyone else's sake.
Kaworu ve herkesin iyiliği için mızrakları çekeceğim.
By the end of the week, Garret Spears will be yours to command.
Haftanın sonunda, Garret Spearsın emri sizin olacak.
But we haven't found Captain Spears yet. Sorry, mum.
Ama henüz Kaptan Spearsı bulamadık. Üzgünüm anne.
Their slaνe soldiers threw down their spears and surrendered.
Köle askerleri mızraklarını atıp teslim oldu.
The first law your fathers learned Was to bow before philistine spears.
Senin atalarının öğrendiği ilk yasa da Filistinlilerin mızrakları önünde eğilmekti.
Sorry, ma'am, but we haven't found Captain Spears yet.
Ama henüz Kaptan Spearsı bulamadık. Üzgünüm anne.
Pointing their spears at him we're not happy with that.
Lekesizler mızraklarını ona doğru tutuyorlarsa,
I found Captain Spears.
Kaptan Spearsı buldum.
Their flags and spears are lowered, their horses bridled with twigs.
Bayrak ve mızraklarını indirmiş, atlarını ise dizginlemişler.
I have appointed Captain Spears as base commander.
Kaptan Spearsı üs komutanı olarak atadım.
When the stars threw down their spears.
Yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca, Göğü sulayınca gözyaşlarıyla.
If you make a move first, you wouldn't defeat spears and swords.
İlk önce bir hamle yaparsanız, mızrakları ve kılıçları yenemezdiniz.
I guess they forgot about Colonel Spears, huh?
Sanırım Albay Spearsı unuttular, ha?
When the stars threw down their spears.
Yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca.
Results: 757, Time: 0.0835

Top dictionary queries

English - Turkish