SPRAIN in Turkish translation

[sprein]
[sprein]
burkulması
burkuldu
sprained
twisted
sprain
incinmesi
get hurt
to be hurt
burktum

Examples of using Sprain in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did you discharge that ankle sprain?
Burkulan bileği taburcu ettin mi?
Then you're gonna jump into the ring and sprain your wrist.
Sonra ringe atlayıp bileğini burkacaksın ve bileğin sarılacak.
Minor injury, high ankle sprain.
Küçük bir kaza. Bileğini burkmuş.
ankle sprain.
bileği incinmiş.
People sprain their ankles every day without walking in the forest in the pitch dark.
Insan her gün, kör karanlıkta ormanda yürümeden, bileklerini burkuyor.
Let me sprain my ankle as soon as possible. Please, God.
Camper ve… Tanrım, en kısa zamanda bileğimi burkmama izin ver.
Please, God, let me sprain my ankle as soon as possible.
Camper ve… Tanrım, en kısa zamanda bileğimi burkmama izin ver.
Chris! Chris! That sprain is pretty bad, champ.
Chris! Chris! Çok kötü burkmuşsun, şampiyon.
High ankle sprain. Minor injury.
Küçük bir kaza. Bileğini burkmuş.
Stop helping. Or you could sprain their ankles.
Yardım etme. Ya da bileklerini burkabilirsin.
Or you could sprain their ankles. Stop helping.
Yardım etme. Ya da bileklerini burkabilirsin.
Paul's got a sprain;
Paulda burkulma var.
That's it.- Double sprain for this teaser.
Bu teaser için iki burkulma.
Job well done, you guys. minor sprain.
Ufak bir burkulma. İkinizde iyi iş başardınız çocuklar.
Double sprain for this teaser. That's it.
Bu teaser için iki burkulma.
Minor sprain. Job well done, you guys.
Ufak bir burkulma. İkinizde iyi iş başardınız çocuklar.
A sprain. I started trail running a couple months ago.
Birkaç ay önce dağ koşusuna başlamıştım. Burkulma.
It's a light sprain.
Hafif bir burkulma.
I started trail running a couple months ago, Oh, uh, a sprain.
Birkaç ay önce dağ koşusuna başlamıştım. Burkulma.
Probably a sprain.
Büyük ihtimalle burkulmuştur.
Results: 80, Time: 0.1061

Top dictionary queries

English - Turkish