STEPHANE in Turkish translation

stéphane
stephane
a gagliano
stephane
stéphane

Examples of using Stephane in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Stephane, it's ur first day here.
Stephan, burada ilk günün.
See you tomorrow. I saw Stephane at the market.
Pazarda Stéphaneyi gördüm Yarın görüşürüz.
Stephane Miroux, your novel I'm Just Your Neighbor and a Liar. By the Way,
Stéphane Miroux, romanınız'' Sadece komşunum ve yalancıyım Bu arada,
In June 2014, Arianespace CEO Stephane Israel announced that European efforts to remain competitive in response to SpaceX's recent success had begun in earnest.
Arianespace CEOsu Stephane İsrail, Haziran 2014te, SpaceXin yakın zamandaki başarısına tepki olarak Avrupanın rekabet gücünü korumaya yönelik çabalarının ciddi şekilde başladığını açıkladı.
No. Stephane, I have got to talk to you about something that's going on with me… something important.
Yok. Stéphane, seninle konuşmak istediğim bir şey var… önemli bir şey.
But according to the Supreme Commander of Allied Command Transformation, General Stephane Abrial, this poses no obstacle to co-operation with NATO.
Fakat Müttefik Komuta Dönüşümü Yüksek Komutanı General Stephane Abriale göre, bu durum NATO ile işbirliğine engel teşkil etmiyor.
Belgian cinematographer Stephane Fontaine won the Golden Camera 300 grand prize at the International Cinematographers Film Festival"Manaki Brothers" in Bitola, Macedonia.
Belçikalı görüntü yönetmeni Stephane Fontaine, Makedonyanın Bitola kentinde düzenlenen Uluslararası'' Manaki Kardeşler'' Görüntü Yönetmenleri Film Festivalinde büyük ödül olan Altın Kamera 300ü kazandı.
Dervis has outstanding qualifications and numerous accomplishments in the area of economics and global governance," UN spokesman Stephane Dujarric said Tuesday, announcing the candidacy.
BM sözcüsü Stephane Duyarriç adaylığı duyurduğu Salı günkü açıklamasında,'' Derviş olağanüstü niteliklere ve ekonomi ve küresel yönetim alanında sayısız başarılara sahip bir isim,'' dedi.
journalist Bakhtiyar Haddad and fellow French journalist Stephane Villeneuve, and wounded Samuel Foley, who works for Le Figaro.
Fransız gazeteci Stephane Villeneuvenün öldüğü mayın patlamasında Le Figaro için çalışan muhabir Samuel Foley ile birlikte yaralanmıştır.
Over a period of more than three months, Eide held extensive consultations in Serbia and Kosovo, as well as with key member states, regional organisations and UNMIK, Annan's spokesman, Stephane Dujarric, noted in a statement.
Annanın sözcüsü Stephane Dujarriç yaptığı açıklamada, üç aydan uzun bir dönem boyunca Eidenin Sırbistan ve Kosovada görüşmelerin yanı sıra önde gelen üye ülkeler, bölgesel örgütler ve UNMIK ile temaslarda bulunduğunu belirtti.
Ahtisaari's excellent negotiating skills, proven leadership, previous experience with the UN and knowledge of the Balkans make him the ideal person for this endeavour," UN spokesman Stephane Dujarric said at a Tuesday briefing.
BM sözcüsü Stephane Dujarriç salı günkü brifingde,'' Ahtisaarinin mükemmel müzakere becerileri, kanıtlanmış liderliği, BM ile geçmiş deneyimleri ve Balkanlar hakkındaki bilgisi kendisini bu girişim için ideal kişi kılmaktadır,'' dedi.
UN spokesman Stephane Dujarric said on Wednesday(16 June) that Annan had
BM sözcüsü Stephane Dujarriç 16 Haziran Çarşamba günü yaptığı açıklamada,
The world of competitiveness becomes more national" and is"characterised by a greater self-reliance of countries", said Stephane Garelli, head of the IMD's World Competitiveness Centre."It increasingly emphasises re-industrialisation, exports, and a more critical look at delocalisation.
IMDnin Dünya Rekabet Gücü Merkezi başkanı Stephane Garelli,'' Rekabet gücü daha ulusal hale geliyor'' ve'' Ülkelerin kendine yeterliliğiyle daha fazla niteleniyor.'' diyerek şöyle devam etti:'' Yeniden sanayileşme, ihracat ve delokalizasyona daha eleştirel bir bakışı giderek daha çok vurguluyor.
Thanks, Stephane.
Teşekkürler. Stéphane.
Stephane is marvelous.
Stéphane fevkaladeydi.
Of course, Stephane.
Tabii ki, Stéphane.
Come on, Stephane.
Haydi ama Stéphane.
Stephane's here!
Stephane burada!
Come on, Stephane.
Haydi, Stéphane.
Who's Stephane, your editor? Stephane?
Stephane kim, editörünüz mü? Stephane?
Results: 93, Time: 0.0361

Top dictionary queries

English - Turkish