SUGARY in Turkish translation

['ʃʊgəri]
['ʃʊgəri]
şekerli
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
şeker
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
yumuşak
soft
smooth
tender
gentle
fluffy
softly
squishy
mellow
supple
mild

Examples of using Sugary in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now, like toothless babies, they suckle on the sugary teat of misinformation
Şimdi, dişleri olmayan bebekler gibi, yanlış istihbarat memesinin üstündeki şekeri emiyorlar. sonra da altlarına ediyorlar.
He was eating this orange, sugary candy that he kept dipping his fingers into,
Parmaklariyla kaziyip durdugu portakal sulu seker yiyordu,
Bodybuilders have been described as injecting up to 10 IU of regular synthetic insulin before eating sugary meals.
Vücut geliştiriciler, şekerce zengin öğün yemeden önce 10 IU regüler sentetik insülin enjekte ettiklerini söylemektedirler.
Like the rich, sugary dessert she binged on, her tears would remain with her for only the next 10 to 15 minutes before they would be purged from her body, like they had never existed.
Kendini kaptırdığı kalorisi zengin, şekerli tatlı gibi göz yaşları onunla sadece 10-15 dakika kadar kalıp hiç var olmamışlar gibi vücudundan atılacaklardı.
Now, if some of us eat sugary foods often enough and establish this happy feeling of reward, it can create subconscious or mindless habits, which are easily triggered by more images of sugary foods.
Şimdi, eğer bazılarımız bu şekerli yiyecekleri yeterli sıklıkta yer ve bu mutluluk verici ödül duygusunu oluşturursa bu etkiler şekerli yiyecek resimleriyle kolayca tetiklenebilen bilinçaltına özgü veya zihinsel olmayan alışkanlıklar yaratabilirler.
which is then signalling the brain to tell you to eat something sugary again so that we can get it back up again.
buna cevap olarak adrenalin gibi beyni tekrar şekerli bir şey yemeniz konusunda uyaran ve böylece tekrar çalışmasını sağlamamıza neden olan stres hormonlarının salgılanmasıyla karşılaşırız.
Too sugary.
Çok şekerli.
This sugary.
Bu şekerli.
Even something sugary.
Hatta şekerli bir şey.
Avoid sugary drinks.
Şekerli içeceklerden kaçının.
Sugary carbonic acid gas.
Şekerli karbonik asit gazı.
Only sugary, sweet death.
Şekerli, tatlı ölüme kapıldı.
Nothing's too sugary, woman.
Hiçbir şey çok şekerli değildir, kadın.
All these sugary snacks!
Bütün bu şekerli abur cubur!
Yes, the sugary pastry.
Evet, şekerli hamur işi.
It's not that sugary.
O kadar da şekerli değil.
Sugary carbonic acid gas.- Okay.
Şekerli karbonik asit gazı.- Tamamdır.
That sugary shit is all right.
O şekerli şey fena değil.
Tis a sugary brine.
İşte şekerli deniz suyu.
Sugary, spicy, both ways screwed.
Şekerli, baharatlı iki şekildede kötü.
Results: 195, Time: 0.0346

Top dictionary queries

English - Turkish