SUNBURN in Turkish translation

['sʌnb3ːn]
['sʌnb3ːn]
sunburn
güneşyanığı
sunburn
yanmışsın
burn
of burning
on fire
to be incinerated
güneş yanığından
güneş yanıkları
güneşte yanmak

Examples of using Sunburn in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You look flushed. Sunburn.
Güneş yanığı.- Kızarmış gözüküyorsun.
Sunburn! That's yours. Sunburn!
Bu senin. Sunburn!
I guess we will have to play sunburn bingo without you, Zeke.
Sanırım sensiz güneş yanığı tombalası oynamak zorundayız, Zeke.
Sunburn bingo without you, Zeke. I guess we will have to play.
Sanırım sensiz güneş yanığı tombalası oynamak zorundayız, Zeke.
He got a sunburn.
Güneş yanığı aldı.
It was ultraviolet radiation. He got a sunburn.
Güneş yanığı aldı. Ultraviyole ışınımıydı.
Didn't even have a sunburn.
Güneş yanığı bile yoktu.
My aunt says that it kind of feels like scratching a sunburn.
Halam güneş yanığı kazır gibi acıdığını söylemişti.
Ilmari, set up the parasol for Karl, so he won't get sunburn.
Ilmari, Kari ye güneşlik getirir misin, güneş yanığı olmasın.
Do you have a sunburn, or are you always this hot?
Güneş yanığınız mı var yoksa hep bu kadar sıcak mısınız?
Sunburn says she's a tourist.
Güneş yanıklarına bakılırsa, turistmiş.
My sunburn hurts.
Benim güneş yanığım acıyor.
That would explain your client's sunburn, too.
Bu, müvekkilinizin güneş yanıklarını da açıklıyor.
That a barroom sunburn?
Meyhanede mi yandın böyle?
Holling, I know sunburn, and this is definitely not.
Holling, Ben güneş yanığını biliyorum ve bu kesinlikle değil.
You don't have to worry about sunburn.
Güneş yanıklarından dolayı endişen olmuyor.
I was… I had a sunburn.
Benim… Güneş yanığım var.
As you know, aloe is naturally soothing to the irritated skin and sunburn.
Bildiğiniz gibi, aloe deri yaralarına ve güneş yanıklarına doğal yatıştırıcı.
But of course, the forest might protect my fair robot skin from sunburn.
Fakat orman da hassas robot derimi güneş yanıklarından koruyabilir.
Do you have a sunburn, or are you always this hot?
Bir güneş yanığın mı var yoksa her zaman böyle ateşli misin?
Results: 91, Time: 0.0611

Top dictionary queries

English - Turkish