TARP in Turkish translation

muşamba
tarp
linoleum
plastic
tente
awning
tarp
tent
tarpaulins
brandayı
tarp
brenda
canvas
bran
tarpaulin
branda
tarp
brenda
canvas
bran
tarpaulin
tarp
muşambayı
tarp
linoleum
plastic
muşambanın
tarp
linoleum
plastic
brandanın
tarp
brenda
canvas
bran
tarpaulin
muşambaya
tarp
linoleum
plastic
tenteyi
awning
tarp
tent
tarpaulins
tentenin
awning
tarp
tent
tarpaulins

Examples of using Tarp in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He built it out of scrap wood and tarp.
Ahşap ve branda parçalarından yaptı.
Tarp, it's me, old Bill Hoop.
Tarp, benim, yaşlı Bill Hoop.
Get the tarp.
Muşambayı getirin.
And I layed down on this really comfy tarp.
O rahat brandanın üzerine uzandım.
The seepage pit is under that tarp.
Sızıntı çukuru bu muşambanın altında.
When the men are fed,- Yes, sir. have them begin pulling the tarp up.
Brandayı çekmeye başlasınlar. Emredersiniz. Adamlar karınlarını doyurunca.
And make sure you tell them that I used a tarp so I didn't mess up your floor.
Ve zemininizi kirletmemek için muşamba kullandığımı onlara söylemeyi unutmayın.
Do you have a prisoner here named Tarp?
Tarp adında bir mahkumunuz var mı?
Mr. Perrin asked me to run and grab zip ties, a tarp and a hacksaw.
Bay Perrin benden kablo bağı, branda ve demir testeresi almamı istedi.
The body was found wrapped in tarp and tied with rope.
Vücudu muşambaya sarılmış ve iple bağlanmış şekilde bulundu.
So here we are under the tarp, frozen to death.
Ve işte brandanın altındayız, soğuktan donmak üzereyiz.
Remove the tarp.
Muşambayı kaldır.
As I said, the gun is inside the tarp.
Dediğim gibi, silah muşambanın içinde.
When the men are fed, have them begin pulling the tarp up. Yes, sir.
Brandayı çekmeye başlasınlar. Emredersiniz. Adamlar karınlarını doyurunca.
Tarp. I need tarp..
Muşamba. Muşambaya ihtiyacım var.
Lay a tarp down before you drag that across my carpet.
Onu halımın üzerinde sürüklemeden önce bir branda ser.
Mr. Benedict, we came for Tarp.
Bay Benedict, buraya Tarp için geldik.
Yep, I'm watching them pull the tarp over the field.
Evet, tenteyi sahaya çekmelerini izleyeceğim.
What do you got under that tarp?
Brandanın altında ne var?
Besides, we like to use the tarp as a blanket. Exactly!
Aynen! Üstelik biz muşambayı battaniye diye kullanmayı severiz!
Results: 198, Time: 0.0759

Top dictionary queries

English - Turkish