THEM DO in Turkish translation

[ðem dəʊ]
[ðem dəʊ]
yapmalarına
do
make
build
have
to conduct
perform
gotta
onlar yapsın
do
she
he
onlara izin veren yönetici tamircilik yapan
yapmalarina

Examples of using Them do in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Must you really have them do all that for you?
Tüm bunları senin için yapmalarını sağlamak zorunda mısın?
I saw them do that on the diskette.
Bunu diskette yaparken onları gördüm.
Let them do their thing.
Onların işine karışma.
I think it's best if we let them do the talking from now on.
Şu andan itiberen konuşma işini onlara bıraksak iyi olacak.
Right. But we're not gonna let them do that,?
Ama bunu onlara yaptırmayacağız değil mi?
What you want them do?
Ne yapmalarını istiyorsun? Bırak sen?
Did you see them do it?
Onları yaparken gördün mü?
I have seen them do it.
Onları bunu yaparlarken görmüştüm.
That only a dominant in their life can help them do.
Yapmalarını yardımcı olabilir. Onların teslim bağlanma ve onların cinsellik bağlanırken hayatlarının sadece baskın.
Did you see them do it?
Bunu yaparken onları gördün mü?
Now we will let them do theirs.
Şimdi bırak da onlar yapsın.
Why do you let them do things i have forbidden? permission granted?
İzin verildi. Onlara yapamayacaklarını söylemem rağmen, neden izin veriyorsun?
Permission granted. why do you let them do things i have forbidden?
İzin verildi. Onlara yapamayacaklarını söylemem rağmen, neden izin veriyorsun?
We need to let them do their work.
Onlara işlerini yapma izni vermeliyiz.
Stumpy's right. You can't let them do that to this place.
Izin verme. Stumpy haklı. Buraya bunu yapmalarına.
Flares that must have helped them do what they were doing..
İşaret fişekleri yaptıkları şeyde onlara yardım etmiş olmalı.
We did our job. Let them do theirs.
Biz işimizi yaptık, bırak onlar da yapsın.
I would let them do what wanted.
Sana ne istersem yapmamı sağladın.
Sometimes people around them do stupid things!
Bazen de etraflarındaki kişiler aptalca şeyler yaparlar.
I never saw them do that before.
Daha önce hiç böyle yaptıklarını görmemiştim.
Results: 80, Time: 0.0485

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish