THREE-YEAR-OLD in Turkish translation

üç yaşındaki
is three years
three years older
üç yıllık
three years
a three-year
a 3-year
a third-year
üç yaşında
is three years
three years older

Examples of using Three-year-old in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Won't be killin' three-year-old girls in here now, will ya?
Buradayken 3 yaşındaki kızları öldürebilecek misin bakalım?
Three-year-old?
Yaşında mı?
My three-year-old nephew could make a better map.
Yaşındaki yeğenim bundan, daha güzel harita çizebilir.
You know, you're like a three-year-old!
Biliyor musun, 3 yaşında gibisin!
She treated me like a three-year-old.
Bana 3 yaşındaymışım gibi davranıyor.
I threw a tantrum like a three-year-old.
Sinirimden tepindim Sanki 3 yaşındaki çocuk gibi.
Three-year-old child trapped.
Yaşındaki çocuk mahsur kalmış.
Kevin's mother had rather malevolent ways of punishing a three-year-old.
Kevinın annesinin üç yaşındaki bir çocuğu cezalandırmak için… oldukça sadistçe yöntemleri vardı.
Kevin's mother had rather malevolent ways of punishing a three-year-old.
Kevinin annesi daha 3 yaşındaki bir çocuğu çok cani şekilde cezalandırıyordu.
You have obviously never disappointed a three-year-old.
Açıkça üç yaşındaki çocuğu asla hayal kırıklığına uğratmazsın.
Aidan. The three-year-old?
Üç yaşındaki çocuk mu? Aidanı?
Yeah, the three-year-old in Four thought so, too.
Dördüncü odadaki üç yaşındaki çocuk da öyle düşünüyordu. Evet.
You're like a three-year-old!
Üç yaşında çocuk gibisin!
You will burn yourself. You know, you're like a three-year-old!
Biliyor musun, 3 yaşında gibisin! Kendini yakma!
Three-year-old who looks exactly like Charlie.- Sure, they have got a beautiful.
Üç yasinda güzel bir çocuklari var, Charlieye benziyor.
You will burn yourself. You know, you're like a three-year-old!
Kendini yakacaksın. Üç yaşındaki çocuk gibisin biliyor musun?
A three-year-old?
Üç yaşında mı?
This is a three-year-old orphan girl who had cataracts.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.
Let's be logical, Maeve. Like, where's a three-year-old gonna go?
Mantıklı olalım Maeve, üç yaşında çocuk nereye gidecek?
Where's a three-year-old gonna go? Hey, let's be logical, Maeve?
Mantıklı olalım Maeve, üç yaşında çocuk nereye gidecek?
Results: 129, Time: 0.0598

Top dictionary queries

English - Turkish