TONICS in Turkish translation

['tɒniks]
['tɒniks]
tonik
tonic
toner
ilaçlar
medicine
drug
medication
cure
pills
tonikleri
tonic
toner
tonikler
tonic
toner
toniğini
tonic
toner

Examples of using Tonics in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know some tonics.
Bazı iksirler biliyorum.
Magic tonics?
Sihirli tonik mi?
And I plan to christen myself in gin and tonics.
Cin ve tonikle vaftiz olmayı düşünüyorum.
Two vodka tonics!
İki vodka tonik yapar mısın?
Do you want some herbal tonics?
Bitkisel tonik ister misin?
They live on omelets, vitamins and tonics.
Onlar omletlerde, vitaminlerde ve şuruplarda yaşıyorlardı.
He drinks gin and tonics with two limes, he bats lefty,
İki limonlu cin tonik içer, sol elini kullanır,
These very low alcohol beverages became known as tonics, and many breweries began brewing them
Bu çok düşük alkollü içecekler tonik olarak tanınmış, bira üreticileri
I have only the finest healing tonics and elixirs procured from the farthest corners of the globe.
Dünyanın en uzak köşelerinde üretilmiş… en iyi ilaçlar ve iksirler bende.
Tequilas, 12 vodka tonics, and a bottle of your cheapest champagne,
Tekila 12 votka tonik bir şişe de en ucuz şampanyanızdan.
I have a friend who makes these incredible energy tonics that stimulate everything. Your liver, your gallbladder, you kidney's.
Her şeyi uyarmaya yarayan enerji tonikleri yapan bir arkadaşım var karaciğerini, safra keseni, böbreklerini.
A Saturday night, a few gin tonics, a singer kisses you, you think maybe it's the big romance, the man of your life.
Bir cumartesi gecesi, birkaç kadeh cin tonik, bir şarkıcı seni öpüyor, sende bunun büyük bir romantizm olabileceğini düşünüyorsun, hayatının adamı.
liniments and tonics. Farm implements,
merhem ve tonikler tarım aletleri,
Toxins, tonics, Anti-toxins,
toksinler, tonikler, detoksinler, antitoksinler,
He gave me some tonics for my headaches, and now I feel better,
Baş ağrım için ilaç verdi. Şu an daha iyiyim.
Do you know how to craft stamina tonics? Someone made a deal with it… a long time ago?
Biri onunla bir anlaşma yapmış… çok uzun zaman önce… Enerji içeceği nasıl yapılır biliyor musun?
Someone made a deal with it… a long time ago… Do you know how to craft stamina tonics?
Biri onunla bir anlaşma yapmış… çok uzun zaman önce… Enerji içeceği nasıl yapılır biliyor musun?
Having an awkward lunch together every few days that it takes you three vodka tonics to get through and me a half a bottle of wine at night to forget?
Sence bunun neresi işe yarıyor? Birkaç günde bir yenen, senin aşmak için üç votka tonik benimse gece unutmak için yarım şişe şarap içtiğim tuhaf öğle yemekleri?
And I love your gin and tonic, the passion with which you make them.
Ve senin cin ve tonik, bunları yapmak hangi tutku seviyorum.
You're going to buy this wonderful tonic for just 25 cents.
Bu harika toniği sadece 25 sente alacaksınız.
Results: 74, Time: 0.0648

Top dictionary queries

English - Turkish