TUNER in Turkish translation

['tjuːnər]
['tjuːnər]
tuner
akortçusu
tune
chords
pitch
spor
sport
gym
athletic
spore
exercise
fitness
duffel
workout
ayarlayıcısı
tuner
akortçu
tune
chords
pitch
akord
chord
tune the instruments
tuner

Examples of using Tuner in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Search every piano tuner in Philadelphia?
Philadelphiadaki bütün piyano akortçuların mı araştıracaksın?
What are you gonna do, search every tuner in Philadelphia?
Philadelphiadaki tüm akortçuları mı arayacaksın? Ne yapacaksın?
Aren't you supposed to fetch the tuner Luo?
Akort aletini getirmen gerekmiyor muydu Luo?
In the material world I used to be a piano tuner.
Fiziki dünyada piyano akordu yapmaya alıştım.
Tom is a piano tuner.
Tom bir piyano ayarlayıcı.
the piano tuner.
piyano akordçusu.
What are you gonna do, search every tuner in Philadelphia?
Ne yapacaksın? Philadelphiadaki tüm akortçuları mı arayacaksın?
I want to be a piano tuner, just like Dad. When I grow up.
Büyüdüğüm zaman… babam gibi piyano akortçusu olacağım.
Just like Dad I want to be a piano tuner, When I grow up.
Büyüdüğüm zaman… babam gibi piyano akortçusu olacağım.
It comes with lessons, instruction books, a tuner and, um, extra strings
Ders ve talimat kitaplarıyla geliyor… akortçusu, fazladan teller,
TV tuner expansion boards,
TV tuner genişletme panoları
Each piano tuner works eight hours in a day,
Her piyano ayarlayıcısı, günde sekiz saat,
Due to pilot projects in some select areas there also exists 7710 phones which contain an optional DVB-H tuner module.
Bazı seçkin alanlarda pilot projeler nedeniyle opsiyonel bir DVB-H tuner modülü içeren 7710 telefonlar da bulunmaktadır.
XVideo subsystem of an X11 server. It requires Xv support for your tuner.
Tv kartınızın( tuner) Xv yi desteklemesi gerekir.
Tony"the Tuner" Moretti has been muscling in… on my salmon-poaching racket, and he has to pay.
Akortçu'' Tony benim kaçak somon balığı işimi bozdu şimdi de ödemesi gerek.
Yeah, it needs batteries and a tuner, a transistor, maybe some wiring.
Evet, biraz aküye, bir alıcıya bir transistora, belki biraz da kabloya ihtiyacı var.
Dividing gives(225,000 piano tunings per year in Chicago)÷(1000 piano tunings per year per piano tuner) 225 piano tuners in Chicago.
Verilenleri bölersek:( 125.000 yılda Şikagodaki piyano ayarı)/( 1000 piyano ayarlaması, yılda her bir ayarlayıcı başına) 125 piyano ayarlayıcısının Şikagoda bulunduğu sonucuna böylece ulaşırız.
Okay, could you find me a polarity tuner, and we can get to work?
Tamam, bana bir polarite alıcısı bulabilir misiniz ve işe koyulabilir miyiz?
The piano needs tuning and I'm an old blind sick piano tuner.
Piyanoya akort yapılması lazım. Ben de ihtiyar, kör ve hasta bir piyano akortçusuyum. Arizonadaki bütün piyanolar benden sorulur.
on several magazine covers including Rukus, Import Tuner Magazine, and Glam Fit Magazine.
Ruckus, Import Tuner ve Glam Fit gibi dergilerin kapağında yer aldı.
Results: 54, Time: 0.0595

Top dictionary queries

English - Turkish