TWO-MAN in Turkish translation

iki kişilik
two-man
is a two-person
two personalities
for two people
tandem
two-seater
room for two
a double-decker
iki adamlık
two men
two guys
two dudes
two blokes
two fellows
i̇ki adam
two islands
two-man
i̇ki kişi
two people
two
2 men
i̇ki kişilik
two-man
is a two-person
two personalities
for two people
tandem
two-seater
room for two
a double-decker
iki adam
two islands

Examples of using Two-man in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Doing a two-man job here.
Burada iki kişilik bir iş yapmak.
Two-man teams.
İki kişilik ekip.
Damon got ejected, but we got a two-man advantage.
Damon oyun dışı ama, iki adam avantajımız var.
Jonas, look, I was the senior member of a two-man team.
Jonas bak ben bu iki kişilik takımın kıdemli üyesiyim.
We're going to be scouring the designated area in two-man teams.
İki kişilik ekipler halinde belirlenmiş bölgeyi süratle arayacağız.
Another weakness was the small crew compartment and the two-man turret.
Tankın diğer zayıf tarafı küçük kompartımanı ve iki kişilik taretiydi.
Two-man job.
İki kişilik iş.
Ward and Fitz went on a top-secret, two-man operation, and look.
Ward ve Fitz, çok gizli, iki kişilik bir harekâta gittiler ve bak.
A two-man extraction team could slip in there, but it's not easy.
İki kişilik bir çıkartma takımı oraya sessizce girebilir ama kolay değil.
A two-man tour with Elton John. In 1979 I would finished.
Da Elton Johnla… iki kişilik turneyi bitirmiştik.
And I'm saying it wasn't a two-man job.
İki kişilik bir iş değildi.
In 1979 I would finished… a two-man tour with Elton John.
Da Elton Johnla… iki kişilik turneyi bitirmiştik.
Clever. It makes a break-in a two-man job.
Zekice. İki kişilik bir zorla girme görevi oluyor mecburen.
Clever. It makes a break-in a two-man job.
İki kişilik bir zorla girme görevi oluyor mecburen. Zekice.
I want you to break up into two-man teams. Good.
Güzel. İki kişilik ekiplere ayrılmanızı istiyorum.
I want you to break up into two-man teams. Good.
İki kişilik ekiplere ayrılmanızı istiyorum. Güzel.
Two-man teams of two.
İki kişilik ekiplere ayrılacağız.
Two-man band, symphony of awesome. Jesus.
İki kişilik grup, süper bir senfoni. Of be.
Two-man band, symphony of awesome.
İki kişilik grup, süper bir senfoni. Of be.
Hey, two-man band, symphony of awesome.
Of be. İki kişilik grup, süper bir senfoni.
Results: 131, Time: 0.0564

Top dictionary queries

English - Turkish