VICS in Turkish translation

kurban
victim
sacrifice
vic
sacrificial
patsy
martyr
kurbanlar
victim
sacrifice
vic
sacrificial
patsy
martyr
kurbanların
victim
sacrifice
vic
sacrificial
patsy
martyr
kurbanları
victim
sacrifice
vic
sacrificial
patsy
martyr

Examples of using Vics in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The vics all died of broken vertebrae or blunt force trauma.
Tüm kurbanlar ya omurga kırığı ya da künt cisim darbesinden ölmüş.
The vics were George
Kurbanların adları George
So, we have got nine vics and a lot of geography.
O halde elimizde dokuz kurban ve bir sürü coğrafi konum var.
All the vics had them.
Tüm kurbanlar düzenli tedavi almıştı.
If we could ID the vics, it might tell us who would want them dead.
Kurbanların kimliklerini bilseydik, onları kimin öldürmek istediğini anlayabilirdik.
We need to see if there's a connection between the other two vics.
İki kurban arasında bağlantı olup olmadığına bakalım.
Upscale buildings, no doormen, vics are robbed at their own front door.
Pahalı apartmanlar, kapıcı yok. Kurbanlar kendi eşiklerinde soyulmuş.
Two vics, starting here with the-- let's be honest-- crappy bodyguard.
İki kurban, buradan başlarsam, açıkçası, başarısız bir fedai.
No Humans Involved." All the vics are all bangers.
İnsan zayiatı yok. Tüm kurbanlar çete üyeleri.
All the vics work for s.
Kurbanların hepsi STAR Laboratuvarlarında çalışıyor.
Crappy bodyguard. Two vics, starting here with the… let's be honest.
İki kurban, buradan başlarsam, açıkçası, başarısız bir fedai.
All the vics work for s.
Kurbanların hepsi S.
The first 2 vics were right in the middle of it.
İlk iki kurban bunların tam ortasındaydı.
The vics all died of broken vertebrae or blunt force trauma.
Kurbanların hepsi kırık omurgadan veya keskin olmayan bir cisim ile kafalarına vurulmalarından dolayı ölmüş.
Two vics in each case.
Bir davada iki kurban.
I think somebody didn't want us to I.D. the vics.
Sanırım biri kurbanların kimliklerini bulmamızı istememiş.
Double Doe, people--two vics.
Çift Doe millet, iki kurban.
It's what all the vics had in common.
Kurbanların ortak noktası burası.
Those three vics in the subway?
Metrodaki şu üç kurban?
Half the vics are on the ground,
Kurbanların yarısı yerdeydi,
Results: 148, Time: 0.0591

Top dictionary queries

English - Turkish