WALLET in Turkish translation

['wɒlit]
['wɒlit]
cüzdan
wallet
purse
pocketbook
cüzdanı
wallet
purse
pocketbook
cüzdanını
wallet
purse
pocketbook
cüzdanın
wallet
purse
pocketbook

Examples of using Wallet in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Take out your wallet and cell phones.
Cüzdanınızı ve cep telefonlarınızı çıkarın.
Well, we found yr wallet next to the victim's body.
Şey, cüzdanınızı, kurbanın cesedinin yanında bulduk.
The wallet will sing everyday.
Cüzdanımda hergün şarkı söylesin.
See if you can salvage anything out of that wallet, help identify him.
Cüzdanından kimliğini bulmaya yardımcı olabilecek bir şeyler bulabilir misin bak bakalım.
That scrap of paper from Paul's wallet, there's blue ink under there.
Paulun cüzdanındaki kağıt parçası. Orada mavi mürekkep var.
And Sylvia's wallet and Jim's watch?
Peki ya Sylvianın cüzdanıyla Jimin saati?
With this, you don't need a wallet.
Bununla, cüzdana ihtiyacın yok.
Or that her wallet was full of fake I.D. 's?
Ya da cüzdanının sahte kimliklerle dolu olduğu?
Put it in Junsu's wallet.
Junsunun cüzdanına koy onu.
And Wallet Girl is number two?
Cüzdandaki kız da iki numara mı?
There's $500 in that wallet. You can have it.
Cüzdanda 500 dolar var, alabilirsin.
Where's that card from Lynn's wallet?
Lynnin cüzdanındaki kart nerede?
Wallet and jewelry's missing.
Cüzdanlar ve mücevherler kayıp.
Would I leave your wallet, when you had picked mine?
Sen benim cüzdanımı alırsında, ben seninkini bırakırmıyım?
Our moneymen went through every bill in Mitchell's wallet and house.
Mitchellın cüzdanındaki ve evindeki her banknota baktık.
I need the wallet.
Cüzdana ihtiyacım var.
Five of the seven names found on the list in Farhan's wallet are dead.
Farhanın cüzdanından çıkan listedeki yedi isimden beşi ölmüş.
Are you wearing a wallet chain?
Cüzdanına zincir mi taktın sen?
He took my dad's wallet… and my mom's necklace.
Babamın cüzdanıyla annemin kolyesini aldı.
Give me the wallet, or I will bust your head in!
Cüzdanımı ver, yoksa kafanı kırarım!
Results: 2413, Time: 0.0782

Top dictionary queries

English - Turkish