WARHEADS in Turkish translation

['wɔːhedz]
['wɔːhedz]

Examples of using Warheads in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We spent millions on nuclear warheads.
Nükleer savaş başlıklarına milyonlar harcadık.
We will trade him for one of the warheads.
Savaş başlıklarından birine karşılık onu vereceğiz.
We spent millions on nuclear warheads.
Nükleer savaş başlıklarına milyonlar harcıyoruz.
And carrying 13 warheads. We control one remaining ICBM, currently in orbit.
Şu an yörüngede olan, 13 savaş başlıklı kalan son füzeyi kontrol ediyoruz.
Biogenic weapons, antimatter warheads… The Maquis had access to tricobalt explosives.
Ve karşı madde savaş başlıklarına erişimleri var. Maquilerin trikobalt patlayıcılara, biyojenik silahlara.
Antimatter warheads… The Maquis had access to tricobalt explosives biogenic weapons.
Ve karşı madde savaş başlıklarına erişimleri var. Maquilerin trikobalt patlayıcılara, biyojenik silahlara.
Antimatter warheads… biogenic weapons, to tricobalt explosives The Maquis had access.
Ve karşı madde savaş başlıklarına erişimleri var. Maquilerin trikobalt patlayıcılara, biyojenik silahlara.
But the Americans will send nuclear warheads.
Amerikalılar üzerimize nükleer başlıklı füze gönderirler!
America will send nuclear warheads.
Amerikalılar üzerimize nükleer başlıklı füze gönderirler!
The CIA said the warheads had not been delivered yet.
CIA, savaş başlıklarının henüz getirilmediğini söyledi.
We have an energy variance on the plasma warheads.
Plazma savaş başlıklarında enerji değişkenliği var.
Confirmation on all six warheads We have detonation.
Altı savaş başlığının hepsi patladı.
We have detonation confirmation on all six warheads.
Altı savaş başlığının hepsi patladı.
Official custodian of the warheads. Well, it appears that I have been made.
Görünüşe göre savaş başlıklarının resmi koruyucusu oldum.
The uranium converted from around 20,000 dismantled Russian nuclear warheads.
Civarında sökülmüş Rus nükleer savaş başlığından dönüştürülen uranyum… Amerikadaki reaktörlere gönderildi. 20.
Thin crust, extra warheads.
İnce hamurlu ve ekstra savaş başlıklı.
The SS-18 was the warheads the Americans feared the most.
SS-18ler Amerikanın en çok korktuğu savaş başlığımızdı.
I will get those warheads back.
O başlıkları geri alacağım.
We're still trying to locate the 3 remaining warheads, sir.
Kalan 3 başlığın yerini saptamaya çalışıyoruz, efendim.
Take the warheads to the missiles. I want them ready to launch in one hour.
Başlıkları füzelere götürün. 1 saat içinde fırlatılmaya hazır olmalarını istiyorum.
Results: 345, Time: 0.0445

Top dictionary queries

English - Turkish