WARMER in Turkish translation

['wɔːmər]
['wɔːmər]
sıcak
hot
warm
heat
cozy
ısıtıcı
heater
warmer
heating
kettle
the heating
daha
more
another
yet
much
just
one more
again
have
never
even
ılıman
temperate
mild
warmer
warm
moderate
kontrbasçı
contrabass
double bass
upright bass
sıcaktır
hot
warm
heat
cozy

Examples of using Warmer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And safer. And I remember… feeling warmer… and warmer.
Ve daha sıcak… daha sıcak hissediyorum… Ve hatırladım… ve daha güvenli.
Food warmer.
Yemek ısıtıcı.
Warmer than jail.
Hapisten sıcaktır.
I must say I received a slightly warmer welcome on my last visit.
Son gelişimde birazcık daha sıcak karşılandığımı söylemem gerek.
More warmth, warmer.
Daha sıcak, daha içten.
That's actually a lot warmer.
Bu aslında çok daha sıcak.
I must say I received a slightly warmer welcome on my last visit.
Son ziyaretimde biraz daha sıcak karşılandığımı söylemeliyim.
Warm yesterday. Even warmer today.
Dün de sıcaktı. Bugün daha da sıcak.
Might have preferred things a bit warmer. His companion, on the other hand.
Öte yandan, arkadaşı biraz daha sıcak tercih etmiş olabilir.
The world is warmer than it was in the 19th century.
Yüzyılda olduğundan çok daha sıcak.
Seriously, it's a new butt warmer.
Cidden, bu yeni popo ısıtıcı.
Baby bottle warmer.
Biberon ısıtıcı.
Whoa-whoa-whoa♪ Warmer than May her tender sighs.
Mayıstan daha sıcaktı narin iç çekişleri.
Definitely want it warmer.
Kesinlikle daha samimi olsun.
But can we go somewhere a little bit warmer?
Ama biraz daha ılık bir yere gitsek olur mu?
You're getting warmer, Lucas.
Gittikçe yaklaşıyorsun Lucas.
You're getting warmer, but how do I look?
Gittikçe yaklaşıyorsun ama ben nasıl görünüyorum?
He's getting warmer.
Gittikçe alışıyor. Ne de olsa insanım.
It is true that the planet is warmer than your heart.
Yüreğinin gezegenden daha soğuk olduğu su götürmez.
They are predicting warmer weather, Madam.
Havanın ılık olacağını söylediler, Madam.
Results: 497, Time: 0.0669

Top dictionary queries

English - Turkish