WE WIN in Turkish translation

[wiː win]
[wiː win]
kazanırsak
we win
if we
scape
kazanırız
win
we will make
we get
save
we gain
we would make
will buy us
do we make
we can buy
biz kazanırız
we win
kazanacağız
we will win
we're gonna win
we're going to win
we will make
we're gonna make
we will
we will get
we shall win
do we win
kazanıyoruz
we're winning
we're making
we're gaining
we earn
will win
do we make
do we win
kazandık
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazanırsak diye
we win
galip
winner
win
victorious
victor
triumph
overcome
prevail
galib
conquering
triumphant
kazandığımızda
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazansak
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazandıktan
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner

Examples of using We win in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You don't give up, I infect her, we win.
Eğer peş etmezsen, Ona enjekte ederim ve biz kazanırız.
We win if you keep out of way, little man.
Tabii eğer yolumdan çekilirsen küçük adam. Kazanırız.
I will see you at the championship after we win tonight.
Bu gece kazandıktan sonra şampiyonluk maçına sen de gelirsin.
Even if we win this, he will never be able to raise Nicholas himself.
Bunu kazansak bile, O Nicholası asla kendi başına yetiştiremez.
We win now and then.
Şimdi kazandık ve sonra.
We win the game, okay?
Oyunu kazanacağız, tamam mı?
it goes airborne, we win.
Yine biz kazanırız.
We win the war.
Savaşı kazanıyoruz.
If you keep out of way, little man. We win.
Tabii eğer yolumdan çekilirsen küçük adam. Kazanırız.
After we win, we're going to tour the country just like my mother and I did.
Kazandıktan sonra, annemle benim yaptığım gibi tüm ülkeyi dolaşacağız.
To raise Nicholas himself. Even if we win this, he will never be able.
Bunu kazansak bile, O Nicholası asla kendi başına yetiştiremez.
If I do it, we win the quiz and the prize.
Eğer yaparsam, yarışmayı ve ödülü biz kazanırız.
We win this thing by prosecuting Alderman Gibbons with facts and hard-earned evidence.
Bu olayı, Meclis Üyesini gerçekler ve somut delillerle yargılayarak kazanacağız.
When we win?
Ne zaman kazanıyoruz?
But if he kills Quinn, then we win the war without risking our own men.
Ancak Quinni öldürürse… o zaman kendi adamlarımızı tehlikeye atmadan savaşı kazanırız.
After we win this game, we will have three weeks before the Cotton Bowl.
Bu oyunu kazandıktan sonra, Cotton Bowldan önce üç haftamız olacak.
Even if we win here, we will meet their reinforcements. Time is running out.
Savaşı kazansak bile, onların takviyelerini karşılayacağız.- Zaman doldu.
We win. I assume you have decided to change the algorithm?
Kazandık. Tahminimce algoritmayı değiştirme kararı aldınız ha?
So as long as I'm coaching here, we win the V.A. way.
Burada koçluk yaptığım sürece,… VA yoluyla kazanacağız.
sad, and small… then we win.
küçük kalırsa… O zaman biz kazanırız.
Results: 926, Time: 0.0822

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish