GALIP in English translation

winner
kazanan
galip
bir kazanan
şampiyon
galibi
kazandı
ödüllü
win
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer
victorious
muzaffer
zafer
galip
üstün gelenler
kazanmış
victor
viktor
galip
triumph
zafer
galip
üstün
başarılı
muzaffer
kazandığı
büyük başarı
overcome
aşmak
galip
alt
üstesinden
üstesinden gelmek
yenmemde
yenilecekler
üstün gelecek
prevail
üstün
ikna
galip
hakim
hüküm
galib
galip
conquering
fethetmek
yenmek
ele
üstesinden
zapt etmek
galip

Examples of using Galip in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Galip olan biz olduğumuza göre şimdi nereye gitmek istiyorsun Komiser?
Where do you wanna go next? So, now that we're victorious, Lieutenant?
Sezar galip gelebilir.
Caesar might prevail.
Iyi, bu kötü sona ererse, Eğer galip çıkar.
Well, if this ends badly, you emerge the Victor.
Allah size yardım ederse hiç kimse size galip gelemez.
If Allah helps you, none can overcome you.
Muhtemelen hepimiz öleceğiz. Galip gelemeyiz.
And we will probably all die. We can't win.
Marcus Goldman lisede bile her zaman galip gelmenin bir yolunu bulmuştur.
Even in high school, Marcus Goldman always found some way to come out a winner.
Galip ve benzin varili hakkında.
Galib and the oil drum.
Galip kahramanı selamlayın.
Hail the conquering hero.
Başbakan Haşim Takinin partisi PDK çıkmaz yaşanan iki belediyede galip görünüyor.
Prime Minister Hashim Thaci's PDK appears victorious in two deadlocked municipalities.
Düşmanımı tanımak zorundaydım ki onlara karşı galip gelebileyim.
I had to know my enemy, before I could prevail against him.
Bu arkadaşım, galip.
This is my friend, Victor.
Sen olmasaydın, bugün asla galip gelemezdim.
For without you, I could never have achieved today's triumph.
Ağzına dikkat etsen iyi olur Tinkerbell… yoksa Khan hükmen galip gelecek.
Or khan's gonna win by default. you better watch your mouth, tinkerbell.
Allah size yardım ederse hiç kimse size galip gelemez.
If God supports you, there is none who can overcome you.
Madem Galip çoktan ölmüştü.
If Galib was dead.
Efendim Lemi Galip, Hazineden.
Lemi Galip, sir. From the Treasury.
Galip kahraman geri döndü demek.
Return of the conquering hero.
Yani Fransa yarattığı bu devasa yerli ordusuyla galip olmuştur.
So France is victorious, with this huge citizen army that it created.
Her an sıradan yaşam bir kez daha galip gelebilir.
At any moment"ordinary life" may prevail once again.
Resullerim elbette galip geliriz.” diye hükmetmiştir.
My Messenger shall certainly triumph.
Results: 564, Time: 0.0511

Top dictionary queries

Turkish - English