WHEEZING in Turkish translation

['wiːziŋ]
['wiːziŋ]
hırıltı
murmur
wheezing
growl
grunt
rales
wheezy
stridor
hırıldamak
wheezing
is growl
is grunting
aksırıp tıksırmaya
hırıldayan
wheezing
is growl
is grunting

Examples of using Wheezing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Are they human, or are they fat, wheezing animals, huh?
Onlar insan mı, yoksa onlar şişko, mızmız hayvanlar mı?
She was coughing and wheezing.
Öksürüyor ve hırlıyordu.
Headaches are my specialty. Besides tinnitus and wheezing.
Bir de uzmaný olduðum baþ aðrýlarý var.
Smoke inhalation, minor injuries, some wheezing.
Hafif yaralı. Duman yutmuş.
Exhales deeply(alex) I still hear some wheezing, So let's start you on another breathing treatment.
Hala biraz hırıltı duyuyorum bu yüzden tekrar solunum tedavisine başlayalım.
You went up the road about five years ago… for bashing in some tired, wheezing… broken-down old man with a lead pipe?
Yaklaşık 5 yıl önce… yorgun, hırıldayan, çökmüş yaşlı bir adamı… kurşun bir boruyla dövmek için yola fırlamıştın, değil mi Jerry?
You went up the road about five years ago broken-down old man with a lead pipe. for bashing in some tired, wheezing.
Yaklaşık 5 yıl önce… yorgun, hırıldayan, çökmüş yaşlı bir adamı… kurşun bir boruyla dövmek için yola fırlamıştın, değil mi Jerry?
There is weak evidence that salbutamol may be useful in adults with wheezing due to a restricted airway;
Salbutamolün sınırlı bir hava yolu nedeniyle hırıltılı erişkinlerde yararlı olabileceğine dair zayıf kanıtlar vardır;
Men. Plump, wheezing, sweaty middle-aged men with 50 bucks to spare.
Harcayacak elli dolarları olan tıknaz, hırıltılı, terli orta yaşlı adamlar.- Erkeklerdi.
A runny nose, weepy eyes, wheezing, Histamine can cause sneezing, diarrhoea, headache,
Histamin hapşırmaya, hırıltıya, burun akıntısına, göz sulanmasına baş ağrısı,
Histamine can cause sneezing, abdominal pain, an itchy rash a runny nose, weepy eyes, diarrhoea, wheezing, headache, nausea.
Histamin hapşırmaya, hırıltıya, burun akıntısına, göz sulanmasına baş ağrısı, baş dönmesi, karın ağrısına, kaşıntıya yol açabilir ishale.
Pratt, wheezing guy was driving insomnia lady crazy so I moved him into Exam Three.
Pratt, horlayan adam uykusuz bayanı deli ediyormuş. Onu üçüncü gözetim odasına taşıdım.
Joy cigarettes afford relief in cases of asthma and wheezing'and with a little perseverance,
Keyif sigaraları, astım ve nefes darlığı durumlarında rahatlama sağlarlar. Ve biraz azimle,
shortness of breath, wheezing, coughs, indigestion,
kısa nefes hırıltı, öksürük, sindirim güçlüğü
COPD typically present with wheezing, pulmonary edema presents with an abnormal electrocardiogram,
KOAH genellikle hırıltı ile, akciğer ödemi anormal elektorokardiyogram ile,
This wheeze or gurgle happened while you were feeding him?
Bu hırıltı veya lıkırtının onu beslerken olduğunu mu söylediniz?
I still hear wheezes.
Hala hırıltı duyuyorum.
Gin makes me wheeze.
Cin bende hırıltı çıkarıyor.
Wheezes bilaterally.
Bilateral hırıltı.
I could have worked a wheeze I have been reading about in the magazine advertisements.
Ben dergi okuma oldum bir hırıltı çalışmış olabilir reklam.
Results: 49, Time: 0.059

Top dictionary queries

English - Turkish