WICKS in Turkish translation

[wiks]
[wiks]
wicks
fitilleri
fuse
suppository
wick
like the detonator
det cord
wicklerin
wicks ile

Examples of using Wicks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
because Sally Wicks is nothing more than a trollop.
Çünkü Sally Wicks aşüftenin teki.
the one outside shows Jane Wicks and Kathy Hall enter at 5:44.
dışarıdaki kamera Jane Wicks ve Kathy Hallun 5:44te girdiğini gösteriyor.
escalated until Kathy Hall killed Jane Wicks in a fit of rage.
Kathy Hallun sinirlenip Jane Wicksi öldürdüğünü düşünüyoruz.
Mr. Wicks, Child and Youth Advocate for Newfoundland and Labrador, is doing a Child Death Review, which is a formal investigation and the output of it is a report saying,"Here's why that baby died.
Bay Wicks, Newfoundland ve Labradorun Çocuk ve Gençlik Hakları Savunucusu,'' Çocuk Ölümü İncelemesi'' adı altında resmi bir soruşturma yürütüyor ve bunun sonucunda ortaya çıkan raporda'' İşte o bebeğin ölüm nedenleri'' başlığı yer alıyor.
Which is a formal investigation Here's why that baby died. Mr. Wicks, is doing a Child Death Review, Child and Youth Advocate for Newfoundland and Labrador, and the output of it is a report saying.
Bay Wicks,… Newfoundland ve Labradorun Çocuk ve Gençlik Hakları Savunucusu,…'' Çocuk Ölümü İncelemesi adı altında… resmi bir soruşturma yürütüyor… ve bunun sonucunda ortaya çıkan raporda…'' İşte o bebeğin ölüm nedenleri başlığı yer alıyor.
Here's why that baby died. Mr. Wicks, Child and Youth Advocate for Newfoundland and Labrador, is doing a Child Death Review, which is a formal investigation and the output of it is a report saying.
Bay Wicks,… Newfoundland ve Labradorun Çocuk ve Gençlik Hakları Savunucusu,…'' Çocuk Ölümü İncelemesi adı altında… resmi bir soruşturma yürütüyor… ve bunun sonucunda ortaya çıkan raporda…'' İşte o bebeğin ölüm nedenleri başlığı yer alıyor.
And the output of it is a report saying, which is a formal investigation Mr. Wicks, Here's why that baby died. is doing a Child Death Review, Child and Youth Advocate for Newfoundland and Labrador.
Bay Wicks,… Newfoundland ve Labradorun Çocuk ve Gençlik Hakları Savunucusu,…'' Çocuk Ölümü İncelemesi adı altında… resmi bir soruşturma yürütüyor… ve bunun sonucunda ortaya çıkan raporda…'' İşte o bebeğin ölüm nedenleri başlığı yer alıyor.
cloth-- drop wine on the tablecloth, and the wine wicks all over everything.
Bildiğiniz üzere, kağıt, kumaş, masa örtüsüne bir damla şarap dökun ve şarap herşeye bulaşır.
Did you find the wick?
Fitili buldunuz mu?
He lit it with a torch like a lamp wick.
Bir lamba fitili gibi bir meşale ile yaktı.
His wick of life burned with a big flame.
Hayatının fitili büyük bir ateşle yandı.
Yeah, I thought maybe these indentations they're from the candle wick holders.
Evet, bu izlerin mum fitili tutuculardan olmuş olabileceğini düşündüm.
A spark lights a flame, but the candle will only burn as long as the wick.
Bir kıvılcım ateşi yakar ama mum ancak fitili yandığı sürece yanacaktır.
Now she couldn't even play the wick in Aladdin's lamp.
Artık Alâeddinin Lambasındaki fitili bile oynayamaz.
Now, she couldn't even play the wick in Aladdin's lamp.
Artık Alaaddinin lambasındaki fitili bile canlandıramaz.
It was a glass lamp, because it had a wick.
Camdan lambaydı, çünkü fitili vardı.
Either share Miss Wick… or move on.
Ya Bayan Wick ile paylaş ya da yoluna devam et.
My… carriage was caught behind a man driving cows in Eton Wick.
At arabam Eton Wickte bir inek arabasının arkasına takıldı.
I needed John Wick.
John Wicke ihtiyacım var.
Would you tell Mr. Wick that Eric Murphy called again?
Bay Wicke tekrar Eric Murphynin aradığını söylermisiniz?
Results: 63, Time: 0.0578

Top dictionary queries

English - Turkish